Puan: 1 / 10 | Bizim dinimizde olduğu kadar hiçbir dinde korkulacak ögenin bu kadar çok olduğunu sanmıyorum ve yine de başaramıyorlar. Korku ögesinin ani ses efektlerinden çok bilinmezlikle sağlandığının Paranormal Activity ve yüzlercesi gibi örnekleri varken, seyirciyle etkileşim içersinde olacak bir şey yapılmalı. Karakterlerle sınırlı kalınmaması gerek.
Bu satırları yazarken aklıma gnctrkcll’nin film arası yaptığı seyircinin elleriyle perdedeki oyunu yönettiği küçük oyun geldi aklıma. Açıkcası bu teknoloji ile senaryo kimi sahnelerde birleştirilebilir. Korku ögesi sahnede kalmamalı, Çığlık’ın bir zamanlar yarattığı etki gibi eve gittiğinde insanların telefonları açası gelmemeli, aynadan geliyorsa kötülük eve gidince insanlar aynada arkasına bakmaya çekinmeli.
Her şeyden önce kendi kültürümüzdeki duygusallık ile de harmanlanmalı. Düşünsenize filmin sonunda kahramanı kurtarmak seyircinin elinde olsa? İnsanlara böylesine ilginç bir sorumluluk vermek ne kadar doğru olur bilemiyorum fakat vicdani sorumluluk olarak eminim kurtarmak adına birkaç defa sinemaya giden olacaktır.
Neyse bu fikirleri hakeden bir film üzerine sunmak isterdim, bu filmin haddini aştı.








