Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

Step Up

Pazar, Eylül 6th, 2009

Step Up

Puan: 8/10 | Türkçe: Benimle Dans Et | Bu filmi Kamil Koç ile İstanbul’dan Balıkesir’e giderken sağolsunlar açtılar. Yaklaşık 30 dk izledikten sonra romantik bir filmin vazgeçilmezi olan öpüşme sahnesi geldi. Sonra da film çat diye kapatıldı. İlgimi çekmeyi başaran film (dans edemem, edene hayran kalırım, etmeye çalışacağım) ortada kalınca sinirlendim ve neden kapatıldığını sorunca da muavin sırıtarak bana bu film Türkiye standartlarına uymuyor dedi. Yani herifin yüzüne yumruk indireceğime Türkiye standartları sana göre mi uygulanıyor ki kapatıyorsun dedim oturdum. Hemen bi şikayet formu tabiki ve filmin adını kaydetme.

Şimdi evde film izledim. Gerçekten de çok güzel bir filmdi. Film gerçekten özeldi. Hem kurgu olarak şahaneydi hem de oyuncular alâlade kişiler değildi. Hepsinin eğitimli oldukları belliydi. Bu film, bu oyunculara dikilmiş nadide kumaşlar kullanılmış bir elbise gibi. Başrol oyuncularından bazen soğuk tavırlar, filme sırf ek duygu katmak için getirilmiş soğuk duygular var. Bunları gereksiz buldum ama belki de güzel tavırlarını farkedebilmek için bu gerekiydi. Bilemiyorum, bildiğim şu ki Step Up 2 çıkmış. Birazdan onu da izlemek için imkanlarımı kullanacağım. <3 (daha fazla…)

Vertigo

Cuma, Eylül 4th, 2009

Vertigo

Puan: 4/10 | Türkçe: Vertigo | Vertigo tıbben baş dönmesini karşılayan kelime. Akrofobi başrol oyuncusunda Vertigo’ya neden oluyor. Neyse Vertigo ne demek biliyoruz ama bunun koca bir film çekmek için gerekli neden olmadığını da düşünüyorum. Filmde beni etkileyen tek şey birkaç yüzyıl öncesinde yaşamış kadınların bakışları ve seslerinde garip ton gerçekten. Bunun dışında filmde beğendiğim hiçbir şey yok diyebilirim. Alfred Hitchcock’un çektiği ve beğenmediğim ilk film sanırım. (daha fazla…)

Sunset Boulevard

Cuma, Eylül 4th, 2009

Sunset Boulevard

Puan: 9/10 | Türkçe: Sunset Bulvarı | Hayatımda izlediğim en ilginç konulu filmdi. Eski bir Hoolywood starının dramatik öyküsünü konu alıyor. Filmde yanlış olan bir çok şey var fakat bu yanlışa neden olan gelişmeleri yaşadıkça hatanın kimde olduğunu düşünmeye başlıyor ve çıkmaya giriyor insan. Gerçekten çok etkilendim ve acaba şu kişi ben olsam ne yapardım diye bir çok defa düşündüm. Beklediğimden çok daha iyi bir filmdi. (daha fazla…)

Breaking And Entering

Salı, Ağustos 4th, 2009

 Breaking And Entering

Puan: 6/10 | Türkçe: Hırsız | Anthony Minghela senaryosu olan film bir hırsızlık olayını ( lafın gelişi bir ) farklı bir bakış açısıyla yeni olaylara yelken açmamızı sağlamış. Filmin annelik duygusunu çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Duygusal bir konu… (daha fazla…)

Fool’s Gold

Pazar, Ağustos 2nd, 2009

Fool's Gold

Puan: 7/10 | Türkçe: Altın Şans | Bazen sonunu bildiğin filmler izlersin ya hani sırf dumur anları yakalamak, farklı yerler görmek için. İşte bu film de romantik bir macera filmidir. Can sıkıntısına birbir çünkü komedinin yanında macera ve romantizim çok güzel oluyor. (daha fazla…)

Osmanlı Cumhuriyeti

Perşembe, Temmuz 9th, 2009

Osmanlı Cumhuriyeti

Puan: 7/10 | Türkçe: “Film, 1888 yılında başak tarlasında koşan ve sonra Atatürk olduğu anlaşılan çocuğun bir ağaca tırmanıp , kafesteki bülbülü alırken kafasının üzerine düşmesiyle başlıyor.” Gani Müjde ‘den beğendiğim bir senaryo diyebilirim. Ama filmi kategorilerken traji komik yerine komik traji demek gerekir diye düşündüm. Arasında ince bir fark var. Gerçekten de eğer böyle olsaydı diye filmde acı acı düşündüm. Her ne kadar kimi zaman basit espirilerle, Osmanlı ‘yı basit yansıtmakla veya Osmanlı ‘nın edebi gücünü de yansıtamamakla beğenmediğim bir çok yanı olsa da filmin mantığı olarak ve filmden günümüze laflar atılarak kurtarılması bilinmiş. (daha fazla…)

Eternal Sunshine Of The Spotless Mind

Perşembe, Haziran 18th, 2009

Eternal Sunshine Of The Spotless Mind

Puan: 7/10 | Türkçe: Sil Baştan | Tavsiye üzerine izlediğim son zamanların popüler temalarından birini işliyor. Hafıza! Batı bu konuyu daha farklı işliyor. Türk filmlerinin klasiğidir hafıza kaybı, batıda ise kendi istekleriyle sildirme klasiği var. Hafıza konusunu işleyen Memory ve The Butterfly Effect serisi gibi önemli filmlerin ardından bu filmdeki mükemmel kurgu orijinal olmadığından yeterli beğeniyi sağlayamıyor. İzlerken bu sahneyi bir yerde daha görmüştüm diyorsun. Jim Carrey’i bile oynatmış olsalar ki ben bu adama bitiyorum, bu filmi geç izlemiş olmamdan mı yoksa filmin de klişelerle dolu olduğundan mı bilmem içim ısınamadı. Bir çok kişinin bayılacağı, kimisinin de mükemmel kurguda kafasının karışacağı bu film soundtracklarıyla da güzel vakit geçirmenizi sağlayacaktır. (daha fazla…)

Juno

Pazar, Mayıs 31st, 2009

Juno

Puan: 8/10 | Türkçe: Juno | Neredeyse 2 aydır eski filmleri izliyordum. Yani 2000′den öncesi diyeyim. Zamanla ne kadar anlamlı olursa olsun sıkıcı geliyor, işin aslı bu. Biraz da son zamanlarda yapılmış bir film izlemek istedim. Kategoriler arasında dolanırken gençlik kategorisi ilgimi çekti. Biraz da bu kategoride pek film izlememiş olmamdan dolayı insanın içinde bir merak uyanıyor. Benim içerik olarak beklediğim klasik ipin ucunu kaçırmaya meyilli Amerikan hayatı, parti, ilk deneyimleri atlatma hakkında komediye kayan bir filmdi. Ben bunu bekliyordum şimdi yalan yok aramızda. Filmin ilk dakikalarında evet bak yanılmadım diyordum ki film bir değişmeye başladı ki sorma gitsin. Uzun zamandır bir filmi bu kadar sırıtır vaziyette izlememiştim. 16 yaşında bir çift, hamilelik, kürtaj yerine evlatlık vermeyi karar almasını ve gelişen olayları konu ediniyor. Ama ciddi anlamda insanın ayrı ayrı düşündüğü tüm özel durumları bir araya getirerek mükemmel bir şölen oluşturmuşlar. Mükemmel ötesi bir son ile imzalanan film gerçekten önerebileceğim cinsten. (daha fazla…)