
Puan: 2/10 | Türkçe: Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay | Yarısında çıktım. Sadece şunu belirteyim, kahverengi tonda görüntü gerçekten insanın uykusunu getiriyor ve kısmen de egzotik duygular uyandırıyor. Seri benim için bitmiştir. (daha fazla…)

Puan: 2/10 | Türkçe: Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay | Yarısında çıktım. Sadece şunu belirteyim, kahverengi tonda görüntü gerçekten insanın uykusunu getiriyor ve kısmen de egzotik duygular uyandırıyor. Seri benim için bitmiştir. (daha fazla…)

Puan: 9/10 | Türkçe: Kim Kiminle Nerede | Woody Allen’ın yeni filmini duyar duymaz ilk imkanımda izledim, kaçıramazdım. Ve en yakın zamanda tekrar izleyeceğim. Woody Allen’ın dini olan dine eleştirinin yanında romantizm ve bilumum komediyle, şaşırtıcı senaryosuyla mükemmel bir düşünceyi bizlere tanıtıyor. ‘Whatever Works’. Larry David’in başrolü oynadığı ve seyirciyle iç içe olduğu filmde bol bol hayat, Yahudilik ve aşk hakkında espirilerle farklı bir bakış açısı bulacaksınız. Uzun zamandır gülmediğiniz kadar sizi güldürecek, hüzünlendirecek, romantik anlar da yaşatacak. Her nasıl mutluysan işte! Hayat budur ve gerisi önemli değildir. (daha fazla…)

Puan: 7/10 | Türkçe: Şehir Işıkları | Hızlandırılmış sahnelerle, konuşmaların olmadığı o eski tarz film ve tabiki de Charles Chaplin! Hep ufak kesitlerini izlerdim, tam filmi izlemek gerçekten çok zevkliymiş. Senaryoyu nasıl oluşturuyorlar cidden çok merak ediyorum, yani bu sahnelerden hiçbiri ikinci çekim değilmiş gibi. Çok enteresan ((: Hemen ekleyeyim yönetmen & senaryo & yapımcı & müzik & kahraman Charles Chaplin! Bu adamın değeri gerçekten paha biçilemez! (daha fazla…)

Puan: 10/10 | Türkçe: Şahane Hayat | Sonunda 10 üzerinden 10 verdiğim üçüncü filmi buldum. Hem de hayatımdaki beni boğan bir dönemde bulmam gerçekten bir lütûf. Filmde hayatın anlamı işleniyor ve gerçekten büyük bir baş yapıt. Oyuncuların rol yeteneği o kadar yüksek ve rollerine kendilerini öyle bir kaptırmışlar ki sanki size yaklaşıyorlar. Karakterler o kadar gerçek, o kadar halktan ki filmde Amerikan kültürünün izleri dışında size farklı gelen hiçbir şey olmuyor. Kabul ediyorum, filmdeki bazı sahneler çok basit işlenmiş olabilir. Ama filmin çekim tarihinin 1946 olduğunu sakın ola unutmayın. O zamanki teknoloji ile gösterilebilecek tüm içtenlik filmde sizleri bekliyor. Umarım siz de izledikten sonra benim gibi dönüp kendinize bakarsınız. Sevgiler. (daha fazla…)

Puan: 7/10 | Türkçe: 17 Yeniden | Açıkcası ‘Amerikan Pastası’ gibi bir film bekliyordum fakat klasik gençlik dizilerine farklı bir yaklaşımlı film olmuş. Özellikler filmdeki Ned amca karakterine bayıldım. Ned amca mp3 koruma sistemini ki aynı zamanda bunu da kırma sistemini bulan kişi rolünde ve tabiki zengin. Gördüğüm en çatlak kişilerdendi. Bunun dışında film gerçekten eğlenceli. Filmdeki geçmişe dönüş sahnesi berbat denecek kadar zayıf. Biraz daha farklı şeyler yapılabilirdi. Karakter seçimi konusunda başarılı buluyorum. İzlemenizi önerebilirim. (daha fazla…)
Puan: 8/10 | Türkçe: Sokak Dansı | Sokaklar her zaman dehşeti bir şekilde içimi kıpır kıpır etmiştir. Step Up filmine olam sempatimi bir önceki yazıdan biliyorsunuz. Bu film içimde bu sempatiyi kaybetme korkusuyla izledim. Çünkü bir seri oluşturmak, ikinci filmi çekmek gerçekten çok zordur. Beklediğim gibi senaryodaki iniş çıkışlar ilk film ile aynı. Önceki MSA ile tanışma, sonra dibe batma, sonra da en üste çıkma şeklinde. Yine sadece özel ekiple çekilebilen bu film sinema sektörünün en önemli ürünlerinden diyebileceğim bir düzeyde çünkü hiçbir kitap bunu yansıtamaz. Filmdeki puan eksikliğinin nedeni ise biraz hızlı olması. Yani vurgulanması gereken sahneler daha çok aksiyonlu dans sahnesi olsun diye kısa kesilmiş. Ayrıca sempatik karakter seçimi ilk filme göre mükemmel derecede başarılı olsa da başroller hariç diğer karakterleri ayrıntılandırma hesaba katılmamış. Serinin ikinci filmini ilk filme bağlama kısmını mükemmel uygulamışlar. Kısaca bahsedecek çok şey var ama bu filmi birine anlatmak imkansız. İnanılmaz bir şey. İzleyin ya hu! (daha fazla…)

Puan: 8/10 | Türkçe: Benimle Dans Et | Bu filmi Kamil Koç ile İstanbul’dan Balıkesir’e giderken sağolsunlar açtılar. Yaklaşık 30 dk izledikten sonra romantik bir filmin vazgeçilmezi olan öpüşme sahnesi geldi. Sonra da film çat diye kapatıldı. İlgimi çekmeyi başaran film (dans edemem, edene hayran kalırım, etmeye çalışacağım) ortada kalınca sinirlendim ve neden kapatıldığını sorunca da muavin sırıtarak bana bu film Türkiye standartlarına uymuyor dedi. Yani herifin yüzüne yumruk indireceğime Türkiye standartları sana göre mi uygulanıyor ki kapatıyorsun dedim oturdum. Hemen bi şikayet formu tabiki ve filmin adını kaydetme.
Şimdi evde film izledim. Gerçekten de çok güzel bir filmdi. Film gerçekten özeldi. Hem kurgu olarak şahaneydi hem de oyuncular alâlade kişiler değildi. Hepsinin eğitimli oldukları belliydi. Bu film, bu oyunculara dikilmiş nadide kumaşlar kullanılmış bir elbise gibi. Başrol oyuncularından bazen soğuk tavırlar, filme sırf ek duygu katmak için getirilmiş soğuk duygular var. Bunları gereksiz buldum ama belki de güzel tavırlarını farkedebilmek için bu gerekiydi. Bilemiyorum, bildiğim şu ki Step Up 2 çıkmış. Birazdan onu da izlemek için imkanlarımı kullanacağım. <3 (daha fazla…)

Puan: 4/10 | Türkçe: Vertigo | Vertigo tıbben baş dönmesini karşılayan kelime. Akrofobi başrol oyuncusunda Vertigo’ya neden oluyor. Neyse Vertigo ne demek biliyoruz ama bunun koca bir film çekmek için gerekli neden olmadığını da düşünüyorum. Filmde beni etkileyen tek şey birkaç yüzyıl öncesinde yaşamış kadınların bakışları ve seslerinde garip ton gerçekten. Bunun dışında filmde beğendiğim hiçbir şey yok diyebilirim. Alfred Hitchcock’un çektiği ve beğenmediğim ilk film sanırım. (daha fazla…)

Puan: 9/10 | Türkçe: Sunset Bulvarı | Hayatımda izlediğim en ilginç konulu filmdi. Eski bir Hoolywood starının dramatik öyküsünü konu alıyor. Filmde yanlış olan bir çok şey var fakat bu yanlışa neden olan gelişmeleri yaşadıkça hatanın kimde olduğunu düşünmeye başlıyor ve çıkmaya giriyor insan. Gerçekten çok etkilendim ve acaba şu kişi ben olsam ne yapardım diye bir çok defa düşündüm. Beklediğimden çok daha iyi bir filmdi. (daha fazla…)

Puan: 6/10 | Türkçe: Hırsız | Anthony Minghela senaryosu olan film bir hırsızlık olayını ( lafın gelişi bir ) farklı bir bakış açısıyla yeni olaylara yelken açmamızı sağlamış. Filmin annelik duygusunu çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Duygusal bir konu… (daha fazla…)