Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

The Twilight Saga: Eclipse

Perşembe, Temmuz 29th, 2010


Puan: 7/10 | Türkçe: Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma | Öncelikle itiraf etmeliyim, serinin 2. filmini rezil olduğunu bilsem de bu filmde oldukça toparlamışlar. Alacakaranlık serisinde renkleri gösterme biçimleri, doğanın farklı bir ton alması, derinin renginde farklı bir güzellik olması beni her şeyden daha fazla etkiliyor. Dünyaya farklı renklerle ve güzel renklerle bakıyor olmak benim için senaryodan daha önemliydi açıkcası. Hem ortada ciddi bir senaryo olduğu da söylenemez. Birçok noktada yetersizlik hissediliyor, belki romanda ciddi bir kurgu olabilir ama bunun yansımasının tekrar ve tekrar yetersiz olduğunu da kabullenmeli.

True Blood da izliyorum ve Vampir’ler hakkında akademik bir çok araştırmayı da inceledim. Bir efsane oluştururken Vampirler hakkında bu kadar Polyanacı bir biçimde bakılamaz. (daha fazla…)

Prince of Persia: The Sands of Time

Pazar, Mayıs 23rd, 2010

Puan: 7/10 | Türkçe: Pers Prensi: Zamanın Kumları | Filmin konusuyla birebir ilgili olsa da Alamut kalesinden ve Haşaşilerden oldukça yüzeysel bahseden hatta Türkler’den, Hasan Sabbah’tan hiç bahsetmeden zayıf bir efsane kurgulanmış olsa da üretilmese de silah üretimi duyumları üzerine yapılan bir savaşı konu alması günümüz süper güçlerinin siyasetine yapılan ince bir eleştiri. Ayrıca verdiği kardeşlik, birliktelik duyguları bir bütün içersinde. Kimi sahneleri aşırı derecede abartıya kaçsa da finaliyle gerçekten insanı etkileyen, karakter seçimleri oldukça başarılı olan güzel bir aksiyon filmi. Tavsiye ederim. (daha fazla…)

Bright Star

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

Puan: 9/10 | Türkçe: Parlak Yıldız | Başlarda karakterleri soğuk algılasam da film ilerledikçe olması gerektiği gibi olduğunu ve romantizmin en güzel örneklerinden biri olduğunu gördüm. Beklemediğim bir şekilde anlamı derinleşti ve duygusallaştı, dramatikleşti. Dokunuşu hafızanın unutmaması, şiirsellikteki anlam yoğunluğunu soundtrackıyla birlikte tamamlayan hissedilişin doruk noktalarından biri. (daha fazla…)

7 Kocalı Hürmüz

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

hurmuz

Puan: 9/10 | Müzikal, dans, Anadolu ‘nun efsanelerinden biri… Oldukça başarılı buldum gerçekten. Özellikle adam gibi adam bulamamak gibi bir bakış açısı da olması olduça enteresan bir bakış açısı. Ezop’a selamlar :) (daha fazla…)

Neşeli Hayat

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

 Neşeli Hayat

Puan: 3/10 | BKM TV’de güzel işler yapıyor fakat daha önce dediğim gibi çeşitli roller oyunculara yapışmış durumda. Azgın karı, laubali patron, boş gezen kardeş gibi. Daha önce defalarca izlediğim karakterleri sinema filminde de görmek artık benim için hiç hoş değil. Yaratıcılıktan dem vurmak bir kenara, artık sadece ama sadece para için çekilmiş bir film olarak görüyorum. İşin ilginç tarafı filmin konusu da parasızlık ((: Ayrıca insanı sinirlerini çözüm yolu göstermeden geren filmi gerçekten beğenmedim. Emeğin çöpe gitmesi gibi algılıyorum sonucu. Saçma, absürt falan filan işte! Filmi sona bağlamak için zorlamışlar, olmamış. (daha fazla…)

Caschback

Pazartesi, Mayıs 3rd, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Zamana Güzellik Kat | Chasback 2004 ve 2006 yapımlı olarak görünüyor. 20dk ‘lık 2004 yapımını ilk olarak izledim. Gördüğüm anlamlı düşüncelerin cinsellikle benzenmiş olduğuydu ki bu bezenme kimi zaman abartılarak düşüncelerin önüne geçmiş. Fakat ikinci filmi izlediğimde romantik bir hikayenin yanında insanın hayal bile edemeyeceğimi kimi durumlar canlandırılmış, düşündüğümüz ama bunu uzun vadeye yayamadığımız anları anlamlı kılmışlar. Şaşırdım, çok şaşırdım. Filmi bir gençlik filmi olarak düşünüyordum ama romantizmin yanında felsefi anlamda o kadar güzeldiy ki finaliyle birlikte gerçekten beni kendisine hayran kıldı. Filme olumsuz olarak eleştireceğim en önemli şey ise kimi karakterlere (misal striptizci) karşı çok acımasız oldukları ve bunu göz anına alıp yepyeni bir bakış açısı da yakalayabilecekleri. Yönetmetene sahne geçişlerindeki ve durumların hissettirilişi konusunda emeği için ayakta alkışlıyorum. Ana karakterin de durgun bir şekilde fakat mimiklerini ve hislerini belirtebilen bir oyuncu olması çok başarılı. Çok beğendim! (daha fazla…)

Before Sunset

Salı, Nisan 27th, 2010

Puan: 10/10 | Türkçe: Gün Batmadan | Before Sunrise ‘ın 9 yıl sonrasını konu alan film hikayenin başlangıcı açısından oldukça ilginç bir yaratıcılık örneği sergiliyor. Hiç beklemiyordum böyle bir başlangıç. Ardından içimizden beklediğimiz bir tempoya doğru sürükleniyor. Bunu farketmemek olanaksız fakat bunu hissetmek filmdeki ana öge. Yani tüm o konuşmalardaki doğallık (yinelemiş olsam da) gerçekten çok güzel yakalanmış. Ayrıca gözlerdeki parlamalar, beni filmden koparıp kendi içime götürüyor. Umarım bu filmde siz de kendi parçanızı yakarlarsınız. Filmin bittiği an gerçekten ama gerçekten çok şaşırdım. Bir an hata olduğu sandım çünkü benim için zaman ilerlememişti. Filmi izlemek için daha önce Before Sunrise’ı izlemeniz gerekmiyor ama daha sonra izlerseniz olmaz. “Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi devamı da varmış.” (daha fazla…)

Before Sunrise

Salı, Nisan 27th, 2010

Puan: 10/10 | Türkçe: Gün Doğmadan | Doğallığı hiç bu kadar hissetmemiştim. O kadar güzel ki, o kadar hassas, bir o kadar da anlamlı! Akıcılık içersinde yönetmenin herangi bir şaşırtmaca yaparak zihnimdeki tüm imgeleri bozmaması ve o masumiyetin zihnime kazınması için öyle çok dua ettim ki. Sanırım izlediğim en anlamlı filmdi. Özellikle Tanrı’nın yeri hakkında söyledikleri o söz ve bizsiz oralar düşüncesi inanılmazdı. Amanın! (daha fazla…)

The General

Cumartesi, Mart 27th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: General | Sürükleyici ve zamanın şartları düşünüldüğünde de gerçekten bir başyapıt olduğu hissedilebilecek, 1926 ‘da çekilmiş bu film Buster Keaton ‘un şaheseri. Yıl 2010 olmasına rağmen böylesine filmler izleyemiyoruz. Saf duyguların, zekice senaryonun ve insanı bu kadar içten güldüren ögelerin oluşturduğu bu filmi herkesin izlemesini dilerim. Buster Keaton ‘ın izlediğim 2. filmi ve artık kendisinin tam bir hayranıyım, halen kimi sahneleri nasıl oluyor da bu kadar karmaşık ve beceri isteyen sahneleri çekebiliyorlar, bu nasıl bir yetenektir anlayamıyorum, saygıyla eğiliyorum. (daha fazla…)

Singin’ in the Rain

Pazar, Şubat 14th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Yağmur Altında | Klişe filmleri izlemekten büyük zevk alıyorum. Singin’ in the Rain bu güne kadar ertelediğim filmlerden bir tanesi. O kadar şaşırtıcı sahneleri var ki nasıl oluyor da bu kadar uzun ve zor sahneleri tek bir seferde çekebilmişler anlayamıyorum. İnanılmaz bir oyuncu kalitesi var. A ‘dan Z ‘ye emek kokuyor. Çoğu zaman komik gelse de ((: ki bu komiklik filmden ve müzikalin zamanımıza tam uymamasından da kaynaklandığını belirtmem lazım, anlamlı bir film de. Ayrca bu parçanın A Clockwork Orange ‘da da kullanıldığını belirtmek lazım. Ne parça ama! Parça bu filmde içimizi okşerken, bir başka filmde de tüylerimizi ürpertiyor. (daha fazla…)