Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

Despicable Me

Pazar, Ekim 16th, 2011

Puan: 6/10 | Despicable Me izlemekte geç kalmış olduğum bir film daha. Karakterlerin seçimi öylesine güzel ki gerçekten her biriyle ayrı bir şekilde iletişim kuruyorsun, empati yapıyorsun doğal bir şekilde. Kötü karakterler kendini hemen belli ediyor, sıradışı bir dünyaya adım atılıyor. Fakat benim hemen dikkatimi çeken şey bu filmi çocuk esirgeme kurumlarında izleyecek çocukların tepkisi oldu. Açıkcası filmden kırdığım 4 puanı sırf bu nedenle kırdım. Bence o kişilere haksızlık edilmiş, benim gözümde en kötü karakter çocukların kaldığı yerdeki müdire oldu, tekrar düşünün.
(daha fazla…)

Reservoir Dogs

Salı, Eylül 20th, 2011

Puan: 9/10 | Rezervuar Köpekleri… Yıllarca izlediğimi sandığım bir film! Birgün afişe baktım da baktım… Ben bu filmi izlemedim ki dedim ve anında başına oturdum. Biraz Pulp Fiction, biraz Snatch tadı vererek başladı. Olayı anlamaya çalışmak durumları farketmek derken ciddi anlamda çarpıcı bir şekilde sona erdi. Filmin konusunu bile söylemek spoiler olur fakat en son cümleleri duyduğunuzda film derin bir yergi ve kimlik çatışmasını konu aldığını farkedeceksiniz.
(daha fazla…)

Pirates Of The Caribbean: On Stranger Tides

Perşembe, Eylül 15th, 2011

Puan: 6/10 | Hadi bu yazımı kısa kesip anahtar kelimelerle anlaşalım. Hayal kırıklığı, alışılagelmişlik, Jack, deniz kızları, deniz kızları, deniz kızları, deniz kızlar…
(daha fazla…)

Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2

Pazartesi, Ağustos 15th, 2011

Puan: 9/10 | IMAX 3D olarak izlediğim ve öyle de iznilmesi gereken, uzun zamandır beklediğim, beni hayal kırıklığına uğratmayan, heyecanın hissedildiği olağanüstü bir yapım, her şeyden öte bir elveda. 00.01 seansında Ankara Ankamall seansını dolduran bir salon benzer yaş kitlesi olarak izledik. Herkesin film başladığı anda susuvermesi ve eminim 7 kitabı okuduktan sonra son filmi de izlerken küçüklüğüne de veda ettiğini farketmemek elde değildi. Bazı filmleri yargılamak çok zor. Elbette ben de 20 yıl sonraki hallerini Flash TV’nin yaşlandırsa daha başarılı olacağı kanısındayım fakat bu yargıyı tüm kitapları okumuş, Harry Potter’ı anlayan bir kişi yapabilir. Bana film izlemeyi, kitap okumayı sevdirmiş olan Harry Potter sayfasını da böylece kapattım.
(daha fazla…)

İncir Reçeli

Cuma, Temmuz 15th, 2011

Puan: 5/10 | Bilirsiniz, böyle Türk filmlerini kötülemek klasikleşmiştir. Fakat benim öyle bir kaygım yok, objektif olabildiğimi düşünüyorum ve Türk film sektörünün geliştiğine inancım tam.

İncir Reçeli yukarıdaki söylediklerimi düşündüğümde sektörün olduğu noktada çok zayıf bir yapım. Filmde diğer filmlerde olduğu gibi bir entellektüel hava verilmeye çalışılmış, aşk yine bizden her filmimizde olduğu gibi. Fakat tahmin edilebilirlik özellikle dikkatimi çekti. Ne olacağını zaten film bağıra bağıra belli ediyordu. Beni etkilemeyen, bana bir şey katmayan bir filmdi. Ne diyelim. Salla
(daha fazla…)

Super 8

Çarşamba, Haziran 15th, 2011

Puan: 4/10 | Türkçe: Süper 8 | Filmin J.J. Abrams ile alakası olması ilgimi çekmişti. Bilim kurgu adına özel şeyler beklememe rağmen beni bu konuda hayal kırıklığına uğrattı. Fakat beğendiğim tarafı filmin ilk yarısında verilen emek ve o çocuksuz büyük duyguların tadıydı. Siz de o zamanları yaşadıysanız anlamlı olacaktır.
(daha fazla…)

Cell 211

Perşembe, Haziran 2nd, 2011

Puan: 7/10 | Türkçe: Hücre 211 | Spontane durumlarla bir insanın kişiliğinde derin değişimleri an ve an görebileceğiniz bir film. Öylesine hızlı başlıyor ki, biranda neye uğradığınızı şaşırıp değişimi siz de yaşıyorsunuz. Malamadre karakteriyle tanışmak, hapis ortamındaki pisliği hissetmek, Juan’ı anlamak…

Ahlak, adalet, yöneticilerin insanlara bakış açısı gibi bir çok konuyu da sorgulayacaksınız. (daha fazla…)

The Man from Earth

Çarşamba, Haziran 1st, 2011

Puan: 10/10 | Türkçe: Dünyalı | Son zamanlarda izlediğim en iyi bilim-kurgu filmlerinden biri! Tek bir mekanda geçen filmin sizi sıkmadan derin felsefi olgular aşılayabileceğini hiç düşündünüz mü? Akademisyen arkadaşlarına, bu sefer ayrılmadan önce 14.000 yıldır yaşadığı gerçeğini söylemek isteyen John’un hikayesi ve zihninizi temizlemeniz için sizin.

Film hakkında dikkatimi çeken ‘Edith’ adlı karakterin filme eklediği duygusallık, Dan’ın merakı, Harry’nin espritüelliği, Sandy’nin kadınsılığı, Skinny’nin objektifliğinden doğan şaşırma duygusu, Art’ın insansı çekememezlik duygusu ve John’un yılların verdiği sakinlik filmi bu noktaya taşıyan önemli ögeler, hikaye kadar bunlar da önemliydi.

Her şeyi ama her şeyi sorgulamaya hazırsan işte sana o film! (daha fazla…)

Hachiko A Dog’s Story

Pazartesi, Mayıs 30th, 2011

Puan: 6/10 | Türkçe: Bir Köpeğin Hikayesi | Köpekler hakkındaki filmler bana hep yapmacık gelmiştir, böyle bir önyargım var. Fakat bu sefer hikaye gerçekten beni içine çekti. Böylesine bir duygusallık beklemiyordum. Gözlerin dolmaması elde bile değil. İnsan bu filmi izlerken kendi yalnızlığından parçalar buluyor, bu konuyu açıp spoiler vermeyeceğim fakat böylesine bir gerçek hikayeyi zor bulursunuz. (Bir gün heykelin olduğu yere gitmek istiyorum!)

(daha fazla…)

Jeux d’Enfants

Pazar, Mayıs 29th, 2011

Puan: 6/10 | Türkçe: Cesaretin var mı Aşka? | İngilizce: Love Me If You Dare | Bir oyunun takıntı, saplantı haline gelip aşkın da ötesine geçebilmesinin hikayesi bu. Peki aşk bildiğimiz aşk mı? Aslında aşk kavramı öylesine öznel ki. İşte bu noktada Jeux d’Enfants’ta geçen hikayeye saygıyla bakıyorum, fakat bu aşk kavramı benimkiyle uyuşmuyor. Filmde ‘Amelia’ kokusunu almak bile Fransız filmlerini otomatik beğenmeme neden olabiliyor. Bu filmde benim ruhumu en çok okşayan, yıllardır bildiğim duyduğum müziğin sözleriyle tanışmam ve harikalığını hissetmem.

Ama bir bakarsınız bu hikayede kendinizden bir parça bulursunuz. (daha fazla…)