Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

Toy Story III

Pazartesi, Temmuz 5th, 2010


Puan: 9/10 | Türkçe: Oyuncak Hikayesi 3 | Toy Story ve Toy Story II ardından nihayet yayına giren Toy Story III’ü izledim ve oldukça keyif aldım. Hatta başında verdikleri Gündüz ile Gece adlı animasyon da bir o kadar keyifliydi. Toy Story’nin benim için en önemli özelliği komik ve içten olduğu kadar ciddi anlamda sıkmadan çocuklara doğruları öğreten bir hikayeyi konu alması.

Bu filmde kusurlu olarak gördüğüm ilk konu Toy Story’nin diğer filmlerine oldukça benzer olmasıydı. İşin kötü tarafı daha önceden deneyim ettikleri gerçekleri olmamışcasına tekrar yaşıyor olmaları gerçekten yadsınamayacak bir enteresanlık. Gördüğüm ikinci kusur ise büyük oyuncak bebeğin gerçekten korku filminden fırlamış olmasıydı. Benim için oldukça komik olan bu durum sinemada önümde oturan çocuk için diğer karakterlerle karşılaşınca korkunç bir uçurum olduğunu görmesi ve ondan korkması hoş bir durum değil.

Bunun dışında oldukça eğlendim, 3D olmasından ayrı bir keyif aldım, Türkçe dublaj olmadan izlemenin rahatlığını yaşadım. Geç olmadan kahkahaların arasında filmi izlemenizi tavsiye ediyorum.

Spoiler: Yukarıdaki görsel yerine filmin sonundaki şirin karakterimizin tüm oyuncaklara sarıldığı o anı koymak isterdim fakat görseli edinemedim. (daha fazla…)

Whip It

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

Puan: 6/10 | Açıkcası oldukça çatlak, aile değerlerini önemseyen fakat gençlik tutkusunu da hiçe saymayan, ayrıca oldukça gerçekci bir film. Hadi canım bu olmaz diyeceğiniz bir şey yok, kendi adıma bulamadım. Bence olayın tadı da buradan geliyor. Hayallerinin peşinde koşmak ama gülün peşinde koşarken de ezdiğin kır çiceklerinin farkında olmak gerek. (daha fazla…)

7 Kocalı Hürmüz

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

hurmuz

Puan: 9/10 | Müzikal, dans, Anadolu ‘nun efsanelerinden biri… Oldukça başarılı buldum gerçekten. Özellikle adam gibi adam bulamamak gibi bir bakış açısı da olması olduça enteresan bir bakış açısı. Ezop’a selamlar :) (daha fazla…)

Neşeli Hayat

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

 Neşeli Hayat

Puan: 3/10 | BKM TV’de güzel işler yapıyor fakat daha önce dediğim gibi çeşitli roller oyunculara yapışmış durumda. Azgın karı, laubali patron, boş gezen kardeş gibi. Daha önce defalarca izlediğim karakterleri sinema filminde de görmek artık benim için hiç hoş değil. Yaratıcılıktan dem vurmak bir kenara, artık sadece ama sadece para için çekilmiş bir film olarak görüyorum. İşin ilginç tarafı filmin konusu da parasızlık ((: Ayrıca insanı sinirlerini çözüm yolu göstermeden geren filmi gerçekten beğenmedim. Emeğin çöpe gitmesi gibi algılıyorum sonucu. Saçma, absürt falan filan işte! Filmi sona bağlamak için zorlamışlar, olmamış. (daha fazla…)

Caschback

Pazartesi, Mayıs 3rd, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Zamana Güzellik Kat | Chasback 2004 ve 2006 yapımlı olarak görünüyor. 20dk ‘lık 2004 yapımını ilk olarak izledim. Gördüğüm anlamlı düşüncelerin cinsellikle benzenmiş olduğuydu ki bu bezenme kimi zaman abartılarak düşüncelerin önüne geçmiş. Fakat ikinci filmi izlediğimde romantik bir hikayenin yanında insanın hayal bile edemeyeceğimi kimi durumlar canlandırılmış, düşündüğümüz ama bunu uzun vadeye yayamadığımız anları anlamlı kılmışlar. Şaşırdım, çok şaşırdım. Filmi bir gençlik filmi olarak düşünüyordum ama romantizmin yanında felsefi anlamda o kadar güzeldiy ki finaliyle birlikte gerçekten beni kendisine hayran kıldı. Filme olumsuz olarak eleştireceğim en önemli şey ise kimi karakterlere (misal striptizci) karşı çok acımasız oldukları ve bunu göz anına alıp yepyeni bir bakış açısı da yakalayabilecekleri. Yönetmetene sahne geçişlerindeki ve durumların hissettirilişi konusunda emeği için ayakta alkışlıyorum. Ana karakterin de durgun bir şekilde fakat mimiklerini ve hislerini belirtebilen bir oyuncu olması çok başarılı. Çok beğendim! (daha fazla…)

A Serious Man

Pazar, Nisan 25th, 2010

Puan: 9/10 | Türkçe: Ciddi bir Adam (Dost) | Çaresizlik, yalnızlık üzerine olan bu film mizahi ögeler de barındırarak hayatta cevabını alamadığımız bir çok soruya öylesine bir tokat atıyor ki birazdan oturup filmi 3. kez izleyebilirim. “Ciddi olmaya çalışan ama ciddi olmaktan aciz bir adamın hikayesi.” (daha fazla…)

The Great Dictator

Çarşamba, Mart 31st, 2010

Puan: 6/10 | Türkçe: Büyük Diktatör | Charles Chaplin ‘in sesini duyduğum ilk film! Afişe dikkat ederseniz özellikle ‘He talks’ yazan afişini koydum siteye. Daha yeni yeni kullanılan teknik, usta oyuncunun filminde geniş bir durağanlığa neden olmuş. Sahneleri dramatikleştirmek adına bir çok gereksiz an tekrarlanmış, Hitler’i taklit etmesi belirli bir noktadan sonra sıkıcı geliyor. Hatta öyle ki filmi 1 haftada her gün ufak ufak izleyerek anca bitirdim. Filmi ayırılan bütçeye, oyuncu kadrosuna, ciddi emek gerektiren sahnelere rağman beğenmedim. Bu filme 6 puan vermemin tek nedeni final konuşmasıydı. Gerçekten anlamlı bir konuşma ve aşağıdan izleyebilirsiniz. Filmin can alıcı, zihnime kazınacak noktasıdır. (daha fazla…)

Çok Filim Hareketler Bunlar (BKM)

Cumartesi, Mart 27th, 2010

Puan: 4/10 | BKM mutfağın ‘Çok Güzel Hareketler Bunlar’ adlı TV programının filim olmuş hali. Neden film değil de filim olmuş anlamış değilim, zaten neden para verdiğimi de anlamadım. Gerçekten evimde oturup aynı kalitede olanına TV’den erişebilirdim. Yine TV’de olduğu gibi bir takım küçük senaryolardan oluşuyor, sunan çocuk sürekli sağdan soldan yürüyor geliyor, bir sonrakinin tanıtımını yapıyor ve filmin tüm havasını bozuyor. Ersin ‘in komik olma çabaları ve rol yapamama, tamamen şivesel özellikleri ön planda. Tek farkı çok para vermişler, efekt yaptırmışlar. Onun da gözünü çıkarmışlar ayıptır söylemesi. Başarılı oldukları bir çok sahne var, özellikle hocaları Yılmaz Erdoğan’a atıfta bulunarak Vizontele’ye benzer bir sahne çekmeleri gerçekten hoşuma giden yerlerinden ama BKM’den biz TV’de kısa şeyler yazıyoruz, imkan yok ama şimdi sizler için tam bir film yazdık diyerek karşıma çıkmasını isterdim. Ayrıca aşırı derecede cinsel ögelere yönelme

Oyun dediğin belirli bir kimliğe bölünmemeli. Sürekli aynı karakterin skeçlerini yazmaları, belirli bir popülerliği kaybetmemek isteyişi ve onun üzerine gitmeleri, kendi kimliklerini zedeliyor.

Genel olarak yorumum bir film olarak yetersiz olduğunu yönünde. (daha fazla…)

The General

Cumartesi, Mart 27th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: General | Sürükleyici ve zamanın şartları düşünüldüğünde de gerçekten bir başyapıt olduğu hissedilebilecek, 1926 ‘da çekilmiş bu film Buster Keaton ‘un şaheseri. Yıl 2010 olmasına rağmen böylesine filmler izleyemiyoruz. Saf duyguların, zekice senaryonun ve insanı bu kadar içten güldüren ögelerin oluşturduğu bu filmi herkesin izlemesini dilerim. Buster Keaton ‘ın izlediğim 2. filmi ve artık kendisinin tam bir hayranıyım, halen kimi sahneleri nasıl oluyor da bu kadar karmaşık ve beceri isteyen sahneleri çekebiliyorlar, bu nasıl bir yetenektir anlayamıyorum, saygıyla eğiliyorum. (daha fazla…)

Groundhog Day

Cuma, Mart 19th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Bügün Aslında Dündü | Uzun zamandır bu kadar keyifli bir film izlememiştim. ((: Bir gün uyandığınızda bugüne değil de düne uyansaydınız, yani dün yaşadıklarınızın aynısını yaşasaydınız, ertesi gün de, bir sonrakinde de… Ne yapardınız? Ve bir sevdiğiniz olsa, her gün kalbiniz onun için atsa da onu elde etmek için sadece ama sadece bir gününüz olduğunu bilseydiniz? Söylemeden geçmeyeyim, daha sonra çekilmiş olsa da benzer tarz filmleri daha önceden izlemiş olmam açısından beni sadece komedi alanında etkiledi.

Bu eğlenceli filmi kaçırmamınızı öneriyorum. (daha fazla…)