Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

Iron Man 2

Pazar, Mayıs 23rd, 2010

Puan: 6/10 | Türkçe: Demir Adam 2 | Iron Man teknolojinin doruk noktalarının hayal edilmesini konu alan bildiğiniz gibi süperkahraman. Böylesine bir filmi 3D bekliyordum, 3D olmalıydı. Klasik bir kurgu olsa da efektlerle ve Iron Man’ın oyunculuğuyla beni oldukça etkiledi, sürekli bir heyecan ya da beyin fırtınası yaşatan film beklentilerimi karşılamadığını ifade etmeliyim. Özellikle arkadaşlık ilişkilerinde ve toplumsal mesajlarda, güle ulaşırken ezilen kır çiceklerinin umurlarında olmaması gibi bir çok ayrıntı düşünülmeliydi. Aksiyon duygusunu yaşatalım, siz ayrıntılara değil, geride kalanlara değil sadece baş karaktere yoğunlaşın diyor film, ama bence bu imkansız. (daha fazla…)

The Book Of Eli

Pazartesi, Mayıs 3rd, 2010

Puan: 6/10 | Türkçe: Tanrının Kitabı | Film isminin çevirisi yapan şahşiyet(siz)i elime geçirsem ne yaparım acaba diye düşünüyorum. Filmin önemli ögelerinden birini mahvetmiş. Bu yazım başlığından fazla spoiler içermez, bunu belirteyim. Film mükemmel bir misyonerlik filmi. Hristiyanlık reklamını, yaydırmacı ruhunu günümüz sinema efektleriyle ve masumiyetin dışına çıkarak bir çok şekilde ortaya koymuşlar. Özellikle filmdeki yaşlı çift konusunu unutamayacağımı düşünüyorum. Biraz geniş baktığımızda yaptıkları şeyin anlamlı olduğunu fakat amaç doğrultusunda filmi oluşturduklarını görmek de mümkün. Belirli bir amaç için senaryo uydurulmuş, ara sahneler baştan savma oluşturulmuş. Kimi imgeler, müzikler, dalıp gitmeler çok anlamlı olsa da bunlar oldukça basık kalmış diyebilirim. Bitmesi gerektiği yerde bitirmeyerek de film büyük bir kayıp almış. Ama olsun diyorum, böyle bir cesareti tebrik ediyorum kendimce, benliğimle. Özellikle inanç konusunda yaptığı yorum çok hafif ama anlamlıydı. Fazla söze gerek yok, amaç üzerine oluşturulmuş aksiyon serpiştirilmiş, güzel şeyler yakalanabilecek bir film. (daha fazla…)

The Imaginarium of Doctor Parnassus

Cuma, Nisan 23rd, 2010

Puan: 6/10 | Türkçe: Dr. Parnassus | Son zamanların en popüler konularından. Hayal Gücü. Film Türkçeye Dr. Parnassus olarak çevrilse de tam anlamı Dr. Parnassus ‘un Hayalhanesi. Şeytanla oynana bir bahisin açtığı hayalhane kapısının serüvenini izliyoruz. Beni film tam olarak tatmin etmese de verilen emek, hikaye akışındaki sıradışılık çok önemli şeyler. Ama arada çok acımasız insani duyguların da gelişigüzel, film boyunca yargılanamadan serpiştirilmesi ve masum karakter olmamasına rağmen filmin sonunda sütbeyaz bir masumiyete yönelik sahne olması beni rahatsız etti. Bir şeyler eksikti. Bu eksikliği kimi imgeledikleri anlamı aşırı derecede kapalı son sözlerle kapatamadılar. (daha fazla…)

The Hurt Locker

Perşembe, Nisan 22nd, 2010

Puan: 7/10 | Türkçe: Ölümcül Tuzak | Bildiğiniz gibi Oscar ödüllü film, bu sebeple filmi izledim. Anlamlı, mükemmel derin içerikli sözler barındıran Amerika’nın bir iç eleştirisi diye nitelendiriyorum. Biz niye buradayız sorusunu içersinde barındıran bir şekilde ‘Burada bize ne olacak?’ sorusunu hissediyorsunuz bangır bangır. Full Metal Jacket ‘i de izleyenler bunun Amerika için ilk olmadığını hissedeceklerdir. Altında ezildiği, geçmişte yapılmış benzer konulu bir film var. Aynı milletin, aynı şekilde, aynı anlamları barındıran. İroni midir bu yoksa Amerika’da sessiz kalanların her yüzyıl sesini duyurabilme çabası mı bilemiyorum ama ters giden bir şeyler var. (daha fazla…)

Shutter Island

Perşembe, Mart 18th, 2010

Puan: 6/10 | Türkçe: Zindan Adası | Filmin gidişatı tam bir saçmalıktı. Öyle ki bu yazıyı yazarken balkon kapısının rüzgarın etkisiyle hareket etmesi beni daha çok etkiledi. Klişe ögelerle harmanlanmış, buna biraz da Hoolywood efektleri eklenmiş, artık insanların izlemekten sıkıldığı şeyler bunlar. Göl kenarında bir evde sessiz sakin oturan bir kadının ürkütücülüğü, karanlık ortamlarda dolaşırken aniden karşınıza çıkan, hızlı hareket eden ve hatta psikopat görünümlü ve kafasını kaldırıp size gülümseyen deliler… ciddi anlamda sıkıldım bu tarz ögelerden. Rüyasında sarılmak birine ve elinden kaybolması, yeter!

Bu filmi Leonardo DiCaprio için izledim ve tüm bu klişelere rağmen son andaki sonucu izleyiciye bırakan ve şaşırtan bir kapanış ile 6 puana yükseldi yoksa filmi izlerken 0 puan vermeyi planlamaktaydım. İnsan psikolojisine derinlemesine bir giriş yapan kapanış için bu film izlenebilir ve sonunda neye inanmak istediğinizi kendiniz seçebilirsiniz. (daha fazla…)

Revolver

Pazar, Mart 7th, 2010

Puan: 5/10 | Türkçe: Tabanca | Filmin zekice ögelerin harmanlanmasıyla oluşturulması benim hoşuma gitti. Fakat sonradan psikolojik bir temel üzerine oturtulmaya çalışması hem anlamsız, hem de karmaşık geldiğinden kavramlarım karışmaya başladı. Tam anlamıyla anlamak için bazı sahneleri tekrardan izledim. Açıkcası genel anlamda beğensem de filmin amacını kestiremediğimden sonunda gülümsemiyordum. (daha fazla…)

Edge of Darkness

Pazartesi, Mart 1st, 2010

Puan: 4/10 | Türkçe: İntikam Peşinde | Mel Gibson’ın artık sadece ama sadece mükemmel senaryoları kabul etmesini isterdim fakat para göz olduğunu cümle aleme kanıtlamak istercesine benzer rollerle karşımıza çıkmakta inat ediyor. ‘Edge of Darkness’ bir gişe filmi, bu aşikar. Filmde baba-kız duygusal halisülasyon sahnelerinin mükemmelliğini belirtmeden de edemem hani. Yiğidi öldür hakkını yeme. Fakat bu film için ayrılmış bütçeye, gereksiz yere çekilmiş ve mantığı olmayan sahnelere öyle acıdım ki. Gerçekten bu film başrol oyuncusunun ismi nedeniyle olduğu yerde. O kişinin de artık sadece ismi kalmış diyebilirim. Dedim. (daha fazla…)

Ejder Kapanı

Cumartesi, Ocak 23rd, 2010

Puan: 5/10 | Arkadaşımın zoruyla gittiğim filmde Türk filmi için bir ışık gördüm diyebilirim. Artık daha bütçeli, daha akıllıca filmler yapmaya başladılar. Her ne kadar Ejder ‘in nereden geldiğini filmde anlatsa da son anda yaşanan bazı sahneler bu soruyu tekrar gündeme getiriyor. Senaryo oyununu ayarlarken bazı ayrıntıları gözden kaçırmış olsa da cesurca bir film olarak nitelendiriyorum. Filmdeki Emniyet Müdürü ‘ne inanılmaz gıcık oldum. Eğer izlerseniz siz de gıcık olacaksınız. Ayrıca bir çok sahnede küfürlü konuşmalar var, tamam kabul gerçekci olsun diye yapmışlar fakat emniyet müdürünün bayan bir stajyer teğmenin yanında küfür etmesini pek gerçekci kabul edemem. Filmdeki bazı şeyleri görünce kültürüme uyduramadım, bir çok sahne başka kültüre ait. (daha fazla…)

Sherlock Holmes

Pazartesi, Ocak 18th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Sherlock Holmes | Karakteri bilmeyenimiz yoktur heralde. O yüzden romandan bahsetmeyerek filme geçiyorum. Film hakkında söylenecek çok şey var fakat iki kelimeyle şunları söyleyebilirim; zekice ve şaşırtıcı. Zekice çünkü olayların başındaki gelecek önizlemesi ve sahneler olağanüstü, şaşırtıcı çünkü olayların sonundaki bağlantıları kuran durum tahlilleri harkulade. Filmi yarın tekrar izleyeceğim. Aksiyon seven, macerapesert ve espiritüel kişiliklere önerimdir. (daha fazla…)

L.A. Confidential

Pazar, Ocak 3rd, 2010

Puan: 4/10 | Türkçe: Los Angeles Sırları | Bu filmde hoşuma gitmeyen bir şeyler var. Yani hadi film yapalım diye çıkmaz bir film ortaya. Tamam son saniyedeki bakışa kadar her şeyin bir anlamı var filmde ama ben filmin başından beri cilalı suratların, Hoolywood starlarının efil efil dolaştığı sahnelere alışamadım. Eski zamanlarda polisiye nasıl işlemezmiş öğrenmek isterseniz izleyebilirsiniz. Filmde en sevdiğim sahne ‘Burası Melekler Şehri, fakat senin kanatların yok!’ sözünün söylediği sahne, bunu eklemeden edemezdim. (daha fazla…)