
Puan: 9/10 | Türkçe: Kızgın Boğa | Robert De Niro ‘nun başrolde olduğu, Jack La Motta ‘nın hayat öyküsüdür bu. İzlemekte geç kaldığım, fakat filmin anlamından bir şey kaybetmediği gerçeğiyle yüzleştiğim doğrudur. Filmin sıradışılığı bir dram hikayesinde herangi bir kimseyi haklı çıkartma çabası olmadan, doğal bir şekilde ilerlemesi. Filmin sonunu söylemem (korkamyın söylemeyeceğim) sizin alacağınız hazza etki etmeyecektir.
Gördüğüm en iyi oyunculuk, rolüne kendini böylesine kaptırma (Robert De Niro ‘nun film için 1 yıl boks eğitimi almış olması, filmin ileri sahneleri için 4 ay ara verilip tam 20 kilo alması .. ayrıca role kendini öylesine kaptırıp jake la motta ‘nın kaburgasını zedelemesi ve joe pesci ‘ye attığı yumrukla -ki filmde bu sahne var- kaburgasını kırgıması) ile Oscar ‘ı harbiden hakeden bir baş yapıt.
Sahneler arası öyle tezat geçişler varki, spoiler olmasın diye kendimi zor tutuyorum ama filmin geride bıraktıklarını taşımak gerçekten çok zor. Bu filmde bulduğum tek kusur karakter çevresini genişletmemesidir. Yani bir hayat hikayesi yerine, yaşamda birlikte yürüdüklerinin de hayat hikayesinin sonunu görmek isterdim.
Nadirdir bu kadar duyguyu bir arada yaşatabilen film ve bu kadar net yansıtabilmek ise gerçekten usta işi, ya hep ya hiç mantığıyla senaryo, yönetmen ve oyunculuk anlamında herkesin tam güç olayın içinde olduğu bir film.
Şiddetin bana bu kadar itici ve duygusallığın, kıskançlığın bu kadar baskın geldiği nadir anlardandı. Bir Martin Scorsese filmi.
Not: Filmi yeni izlememin vermiş olduğu heyecandan ötürü halen kalbim hızlıca atmakta ve yukarıda anlamsal bir takım bozukluklar varsa filmin etkileyiciliğine verin.
(daha fazla…)