Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

Revolver

Pazar, Mart 7th, 2010

Puan: 5/10 | Türkçe: Tabanca | Filmin zekice ögelerin harmanlanmasıyla oluşturulması benim hoşuma gitti. Fakat sonradan psikolojik bir temel üzerine oturtulmaya çalışması hem anlamsız, hem de karmaşık geldiğinden kavramlarım karışmaya başladı. Tam anlamıyla anlamak için bazı sahneleri tekrardan izledim. Açıkcası genel anlamda beğensem de filmin amacını kestiremediğimden sonunda gülümsemiyordum. (daha fazla…)

Edge of Darkness

Pazartesi, Mart 1st, 2010

Puan: 4/10 | Türkçe: İntikam Peşinde | Mel Gibson’ın artık sadece ama sadece mükemmel senaryoları kabul etmesini isterdim fakat para göz olduğunu cümle aleme kanıtlamak istercesine benzer rollerle karşımıza çıkmakta inat ediyor. ‘Edge of Darkness’ bir gişe filmi, bu aşikar. Filmde baba-kız duygusal halisülasyon sahnelerinin mükemmelliğini belirtmeden de edemem hani. Yiğidi öldür hakkını yeme. Fakat bu film için ayrılmış bütçeye, gereksiz yere çekilmiş ve mantığı olmayan sahnelere öyle acıdım ki. Gerçekten bu film başrol oyuncusunun ismi nedeniyle olduğu yerde. O kişinin de artık sadece ismi kalmış diyebilirim. Dedim. (daha fazla…)

An Education

Cumartesi, Şubat 27th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Aşk Dersi | Lynn Barber’ın romanından uyarlanmış film gereksel kurgusal, gerekse de karakter seçiminden tutun da gereksiz sohbetlerden kaçınarak, sürekli anlamlı ögeler üzerinde yoğunlaşmasıyla gerçekten başarılı bir film olmuş. İçine çeken ve tıpkı Amélie’da olduğu gibi beni benden alan (Jenny’nin gülüşü) sahneleri var. Kötü anlamda eleştirmek istediğim yönü insanı zoraki anlam çıkarttırıyor olması. Yani demek istediğim izleyiciyi de özgür kılan bir film olmalıydı. (daha fazla…)

Kurtlar Vadisi : Filistin

Cuma, Şubat 12th, 2010

Kurtlar Vadisi severlerine müjdem olsun, 5 kasım 2010 tarihinde Kurtlar Vadisi : Filistin vizyona girecek. Sadullah Şentürk yönetmenliğinde, Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener, Cüneyt Aysan senarist kadrosu ve yapımcıları olan Necati Şaşmaz, Raci Şaşmaz, Zübeyr Şaşmaz ile bir gişe filmi olacak diye bekliyorum. Necati Şaşmaz, Gürkan Uygun, Kenan Çoban ve Erhan Ufak yine başrolde.

İsterseniz Kurtlar Vadisi ile ilgili diğer yazımız olan Kurtlar Vadisi: Gladio‘ya da bir gözatın. Saygılarımla.

Ejder Kapanı

Cumartesi, Ocak 23rd, 2010

Puan: 5/10 | Arkadaşımın zoruyla gittiğim filmde Türk filmi için bir ışık gördüm diyebilirim. Artık daha bütçeli, daha akıllıca filmler yapmaya başladılar. Her ne kadar Ejder ‘in nereden geldiğini filmde anlatsa da son anda yaşanan bazı sahneler bu soruyu tekrar gündeme getiriyor. Senaryo oyununu ayarlarken bazı ayrıntıları gözden kaçırmış olsa da cesurca bir film olarak nitelendiriyorum. Filmdeki Emniyet Müdürü ‘ne inanılmaz gıcık oldum. Eğer izlerseniz siz de gıcık olacaksınız. Ayrıca bir çok sahnede küfürlü konuşmalar var, tamam kabul gerçekci olsun diye yapmışlar fakat emniyet müdürünün bayan bir stajyer teğmenin yanında küfür etmesini pek gerçekci kabul edemem. Filmdeki bazı şeyleri görünce kültürüme uyduramadım, bir çok sahne başka kültüre ait. (daha fazla…)

Sherlock Holmes

Pazartesi, Ocak 18th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Sherlock Holmes | Karakteri bilmeyenimiz yoktur heralde. O yüzden romandan bahsetmeyerek filme geçiyorum. Film hakkında söylenecek çok şey var fakat iki kelimeyle şunları söyleyebilirim; zekice ve şaşırtıcı. Zekice çünkü olayların başındaki gelecek önizlemesi ve sahneler olağanüstü, şaşırtıcı çünkü olayların sonundaki bağlantıları kuran durum tahlilleri harkulade. Filmi yarın tekrar izleyeceğim. Aksiyon seven, macerapesert ve espiritüel kişiliklere önerimdir. (daha fazla…)

Funny People

Perşembe, Aralık 24th, 2009

Puan: 6/10 | Türkçe: Matrak Adamlar | Stand-up kültürü olarak ünlü ve ünsüz (garip oldu biliyorum) kişilerin peşpeşe sahneye çıkması işi gerçekten hoşuma gitti. Adam Sandler’ın da filmdeki rolü ünlü olanından. Film yeni jenerasyonlarda olduğu gibi dramın içersinde komedi unsurları barındırarak insanı zıt kutuplarla etkiliyor. Gerçekten çok büyük bir gelişim bu. Gel gelelim filmde bana ilginç gelen pek bir şey olmadı. Belki eceli hissettirselerdi, kapanış tam bir dram olsaydı daha farklı olabilirdi. Adam Sandler’ı içten bir şekilde gördüğümü hissettim ayrıca. Rol yapmıyormuşcasına oynuyordu. Özellikle kesit kesit geçen çocukları eğlendirme sahnesinde ben en çok alacağımı aldım. İçtenlik arıyorum ben. Belki de yanlız hissediyorum film izledikçe, daha da kendimi anlıyorum. Bildiğim tek şey pek iyi gelmiyor. (daha fazla…)

Mary and Max

Çarşamba, Aralık 23rd, 2009

Puan: 7/10 | Türkçe: Mary ve Max | Birçok mesajı olan bu animasyonda ben kimim ki insanları yargılıyorum sorusuyla kendimi yüz yüze buldum. Animasyon çalışmaları Pixar kadar kaliteli olmasa da senaryo anlamında gerçekten iyi bir iş çıkartmılmış. Yanlızlık teması çok gerçekci, o yüzden yanınızda biri varken izlemenizi tavsiye ederim. Sonra benim gibi Max’in panik ataklarında ciddi anlamda boşluğa yuvarlanmamış olursunuz. (daha fazla…)

Moon

Çarşamba, Aralık 23rd, 2009

Puan: 8/10 | Türkçe: Ay | Bilim-Kurgu filmlerine bakış açım tamamen değişti. Film beni ciddi anlamda şaşırttı. Böylesine bir dram beklemiyordum. Büyük bir sadelik hakim filmde. Gel gelelim spoiler yapmamak için ağzımı kapalı tutmaya çalışıyorum ama belirli bir çözülme evresinden sonra ki bu pek geç olmuyor, kalan süre boyunca elinize dramdan başka bir şey olmuyor. Senaryosu sadelik adına pek geliştirilmemiş sanırım. Filmin en enteresan anti-klişe ögesi ise robotun karakteri bence. Vay anasını! Bu sene ne dolgun bilim-kurgu yaptı öyle! (daha fazla…)

Full Metal Jacket

Pazartesi, Aralık 21st, 2009

Puan: 8/10 | Stanley Kubrick ‘in izlemek için geç kaldığım başyapıtı. Filmde askeri disiplinin askerler üzerindeki psikolojik etkilerini anlatarak başlıyor ve ardından savaş alanına geçiyoruz. Vietnam savaşına! Rambo gibi önüne geleni öldürerek delip geçen bir birlik değil, gerçek, tam anlmıyla gerçek ve uzun bir çatışmanın etkilerini bize anlatmak istiyor. Önünde seni öldürmek için bekleyen bir sniper, kıpırdıyamama, çaresizlik, kendinle hesaplaşma ve savaşın anlamsızlığı üzerine savaş dışına çıkmadan, savaşın içinden bir film bu! (daha fazla…)