
Puan: 8/10 | Türkçe: Melekler ve Şeytanlar | Dan Brown yazdığı Melekler ve Şeytanlar romanı film olmuş da karşımıza gelmiş. Arkadaş ekibiyle birlikte sinemada ön yargılarımdan arınarak izlemeye çalıştım. Açıkcası Hristiyanlık’ın propagandasını yaptığı kadar Hristiyanlık’ı geçmişinde yaptığı hatalarla da yüz yüze getirmeden durmuyor. Filmin konusu bilimin üst sınırlarıyla Vatikan’ı tehtit eden kimselerin varlığını berteraf etmek için Papalık’ın daha önce Da Vinci Şifresi ‘ni de çözen Robert Langdon’dan yardım istemesi ve gelişen olayları konu alıyor. Heyecan sürekli hat safada olduğu filmden gibi mantığın ışında bilim ve dinin bir bütün olması gerektiğini anlıyorsunuz. Geçmişi gölgede bırakmadan şaşkınlıkla izleyeceğiniz film Vatikan’nı gezme fırsatı da sunuyor diyebilirim. – Devamı Spoiler İçerir! – Bazı mantık hatalarını da açıklamadan edemeyeceğim. Vatikan’ı koruyan polislerin eylemcilerin yerini bulmak için uyguladığı taktikte tek tek 180 bölgenin elektiriğini kesip açıyorlardı. Bunun yerine yarısı kesersin, bakarsın etkisi yok demek ki geri kalan 90 bölgeden birinde. Sonra bu geri kalan 90 bölgeden 45′ini kesersin, sonra 22′sini , sonra 11′ini, 5, 2 ve sonuca 7 kesintide ulaşırsın. Filmde 90 bölgeyi deneyip bulamamaları yerine 7. kesintide tespit yapılmış olabilirdi. Eklemek istediğim bir diğer gereksizlik de ne İsveç polis müdürünün ne de kardinal yardımcısının şuçluyu bildikleri halde kapıdaki korumadan bile saklayarak kahramanlık tarzı bir saçmalığa girişmeleridir. Bu saçmalıkların kitaptan filme geçişte oluştuğunu düşünüyorum.







