Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

The Great Dictator

Çarşamba, Mart 31st, 2010

Puan: 6/10 | Türkçe: Büyük Diktatör | Charles Chaplin ‘in sesini duyduğum ilk film! Afişe dikkat ederseniz özellikle ‘He talks’ yazan afişini koydum siteye. Daha yeni yeni kullanılan teknik, usta oyuncunun filminde geniş bir durağanlığa neden olmuş. Sahneleri dramatikleştirmek adına bir çok gereksiz an tekrarlanmış, Hitler’i taklit etmesi belirli bir noktadan sonra sıkıcı geliyor. Hatta öyle ki filmi 1 haftada her gün ufak ufak izleyerek anca bitirdim. Filmi ayırılan bütçeye, oyuncu kadrosuna, ciddi emek gerektiren sahnelere rağman beğenmedim. Bu filme 6 puan vermemin tek nedeni final konuşmasıydı. Gerçekten anlamlı bir konuşma ve aşağıdan izleyebilirsiniz. Filmin can alıcı, zihnime kazınacak noktasıdır. (daha fazla…)

Alice in Wonderland

Pazartesi, Mart 29th, 2010

Puan: 7/10 | Türkçe: Alis Harikalar Diyarında | Johnny Depp, Helena Bonham Carter gibi beğendiğim oyunların yanında gayet yerinde karakter seçimleriyle çocukluğumdan hayal meyal hatırladığım bir hikayenin 3D olarak karşıma çıkması beni önyargılarımdan ardırırak sevindirdi. Senaryoya ne kadar bağlıydılar, ne kadar yansıtılabildi gerçekten tartışılır. Puan kırmamın nedeni zaten bu fakat ben bu farklı duyguyu tadmaktan gerçekten memnundum. Lewis Carroll başta olmak üzere emeğe geçen herkese teşekküler. Keşke imkan olsa da dublaj izlemiş olmasaydım. Bir çok yerde dudakların oynaması aşırı derecede uyumsuzlaşmış. Son olarak çocuk filmi olmadığını da eklemek isterim. Kimi sahneler gerçekten çocukları aşan boyutlarda. (daha fazla…)

Çok Filim Hareketler Bunlar (BKM)

Cumartesi, Mart 27th, 2010

Puan: 4/10 | BKM mutfağın ‘Çok Güzel Hareketler Bunlar’ adlı TV programının filim olmuş hali. Neden film değil de filim olmuş anlamış değilim, zaten neden para verdiğimi de anlamadım. Gerçekten evimde oturup aynı kalitede olanına TV’den erişebilirdim. Yine TV’de olduğu gibi bir takım küçük senaryolardan oluşuyor, sunan çocuk sürekli sağdan soldan yürüyor geliyor, bir sonrakinin tanıtımını yapıyor ve filmin tüm havasını bozuyor. Ersin ‘in komik olma çabaları ve rol yapamama, tamamen şivesel özellikleri ön planda. Tek farkı çok para vermişler, efekt yaptırmışlar. Onun da gözünü çıkarmışlar ayıptır söylemesi. Başarılı oldukları bir çok sahne var, özellikle hocaları Yılmaz Erdoğan’a atıfta bulunarak Vizontele’ye benzer bir sahne çekmeleri gerçekten hoşuma giden yerlerinden ama BKM’den biz TV’de kısa şeyler yazıyoruz, imkan yok ama şimdi sizler için tam bir film yazdık diyerek karşıma çıkmasını isterdim. Ayrıca aşırı derecede cinsel ögelere yönelme

Oyun dediğin belirli bir kimliğe bölünmemeli. Sürekli aynı karakterin skeçlerini yazmaları, belirli bir popülerliği kaybetmemek isteyişi ve onun üzerine gitmeleri, kendi kimliklerini zedeliyor.

Genel olarak yorumum bir film olarak yetersiz olduğunu yönünde. (daha fazla…)

The General

Cumartesi, Mart 27th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: General | Sürükleyici ve zamanın şartları düşünüldüğünde de gerçekten bir başyapıt olduğu hissedilebilecek, 1926 ‘da çekilmiş bu film Buster Keaton ‘un şaheseri. Yıl 2010 olmasına rağmen böylesine filmler izleyemiyoruz. Saf duyguların, zekice senaryonun ve insanı bu kadar içten güldüren ögelerin oluşturduğu bu filmi herkesin izlemesini dilerim. Buster Keaton ‘ın izlediğim 2. filmi ve artık kendisinin tam bir hayranıyım, halen kimi sahneleri nasıl oluyor da bu kadar karmaşık ve beceri isteyen sahneleri çekebiliyorlar, bu nasıl bir yetenektir anlayamıyorum, saygıyla eğiliyorum. (daha fazla…)

Dersimiz Atatürk

Cuma, Mart 19th, 2010

Puan: 10/10 | Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi Atatürk’ü konu alan filmlere bir sonraki filme yol açması nedeniyle 10 üzerinden 10 puan veriyorum. ‘Dersimiz Atatürk’  Turgut Özakman’ın senaryosunu yazdığı, yetişkinlerden çok çocukları hedef alan Atatürk ‘ün hayatının hızlı mı hızlı bir özeti. Bu özette bir çok kilit noktayı belirtmiş olabilmeleri önemli, Atatürk’ün kişiliği , zaferleriyle  ve fikirleriyle tanıtmaya amaçlamaları gerçekten mantıklı.

Hedef kitle belirlenerek oluşturulmuş bir film. Daha çok ilkokul ile ortaokul diyebilirim hedef kitleyi tanımlarken. Bu kitleye hitap etmenin zorlukları aşikat ve bu zorlukları yenebilmek adına, genç izleyicinin dikkatini toplayabilmek adına başarısız, zoraki bir çocuk topluluğu da filmde rol alıyor. Hatta kimi karakterlerle aşırı derecede ilgilenilmiş. Bu çocukların ve çocuklara sunum yapan dedenin seçiminin yanlış olduğunu, kesitlerde yer alan bir çok canlandırmanın da içtenlikten uzak bir şekilde basit olduğunu, mekanların bugünkü hallerini tanıtırken kameranın aşırı derecede hızlı hareket ettirilmesini ve sürekli nesnelere, sonra da yüze, sonra yine nesnelere odaklanan kameranın bu olay yinelendikçe sinir bozucu hale gelmesi, çeşitli rol hataları ile yeterince üzerinde durulmamış bir film olarak kendini gösteriyor.

Dikkat ettiğimizde filmde defalarca yinelenen bir tarihi çarptıranlara karşı söz söyleme çabası var. Bunu da anlamsız buluyorum. Hedef kitleyi göz önünde bulundurarak tüm senaryosu oluşturulan bir yapıtta bunu defalarce yinelemenin anlamı olamaz, gereken yerlerde onların çarpıttığının doğrusunu çeker ve vurgularsın, arka plandan yergi yapmış olursun, film kendi başına senin bu anlamsız serzenişinden daha güçlü bir şekilde kendini savunabilir.

Turgut Özakman’ın kitaplarını okuyanlar, kitaplarında vurguladığı noktaların filmselleştiğini fakat yazarken okuyucusuna verdiği duyguyu filmde veremediğini hissedeceklerdir.

Küçüklerimizi sıkmadan, onlara Atatürk’ün fikir yapısını tanıtmak için de mükemmel fırsat olduğunu belirtemeliyim. Umarım daha güzel filmlerin çekilmesine vesile olur.

Not: Yazarken aklıma gelmemişti fakat daha sonra yemek yerken TV’de kendisini gördüm. Uğur Dündar .. evet! Bu filmde alakasız bir biçimde Uğur Dündar da yer alıyor ve boş beleş konuşup ayrılıyor. O kadar çocuğun arasında dayanamayıp güldüğümü itiraf etmeliyim. (daha fazla…)

Groundhog Day

Cuma, Mart 19th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Bügün Aslında Dündü | Uzun zamandır bu kadar keyifli bir film izlememiştim. ((: Bir gün uyandığınızda bugüne değil de düne uyansaydınız, yani dün yaşadıklarınızın aynısını yaşasaydınız, ertesi gün de, bir sonrakinde de… Ne yapardınız? Ve bir sevdiğiniz olsa, her gün kalbiniz onun için atsa da onu elde etmek için sadece ama sadece bir gününüz olduğunu bilseydiniz? Söylemeden geçmeyeyim, daha sonra çekilmiş olsa da benzer tarz filmleri daha önceden izlemiş olmam açısından beni sadece komedi alanında etkiledi.

Bu eğlenceli filmi kaçırmamınızı öneriyorum. (daha fazla…)

Freedomland

Cuma, Mart 19th, 2010

Puan: 1/10 | Türkçe: Kayıp Yaşamlar | Hayatımda izlediğime bu kadar pişman olduğum film az bulunur. Öncelikle büyük bir hata ile başladım bu serüvenime. Filmi Türkçe Dublaj olarak izlemek zorunda kalmamdan farketmeliydim bu kötü gidişatı, o kadar saçma bir seslendirmeydi ki bazı şeyler hiç çevrilmemeli diye düşünmeye başladım. Ardından filmin konusunun teneldeki duygusal anlamlılığıyla filmin odaklandığı noktanın saçmalığı arasında bağlantı kuramadım ve bir polisin sürekli nefes nefese kalışı, bir kadının sürekli hızlıca bir şeyler anlatması ve baştan beri bildiğimiz şeyin büyük bir süprizmişcesine filmin sonuna saklanması falan derken hayatımın en berbat filmiyle tanıştığımı farkettim. Merhaba berbat film! (daha fazla…)

Eyvah Eyvah

Cuma, Mart 19th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Eyvah Eyvah | Ata Demirer ve Demet Akbağ ‘ın başrolü paylaştığı film beklentimin çok ama çok üstünde oldu! Hatta öyle ki replikler arka sıralarda oturanlardan yansımaya bile başladı ! ((: Kimi sahnelerde müziğe salonca eşlik edildi, oynayanlar olduğunu söyleyenler de var. İnanılmaz keyif aldığım ve Türk sinemasının gidişatı açısından gerçekten umut ışıklarından biri olan, çok beğendiğim, aynı zamanda da anlamlı bir film. Filme 10 üzerinden 10 vermek isterdim fakat sonunu seriyi devam ettirmek amacıyla hafif bırakmalarından ve baba karakterinin oyunculuğunun kötü olmasından ötürü veremedim. Beni çok eğlendirdiler, umarım emeklerinin karşılığını alırlar.

Baştan sonra durdurak bilmeden sürekli gülümseyeceğiniz bir film, tavsiye ediyorum. Gevşeyin ve olay akışına kendinizi bırakın. (daha fazla…)

Shutter Island

Perşembe, Mart 18th, 2010

Puan: 6/10 | Türkçe: Zindan Adası | Filmin gidişatı tam bir saçmalıktı. Öyle ki bu yazıyı yazarken balkon kapısının rüzgarın etkisiyle hareket etmesi beni daha çok etkiledi. Klişe ögelerle harmanlanmış, buna biraz da Hoolywood efektleri eklenmiş, artık insanların izlemekten sıkıldığı şeyler bunlar. Göl kenarında bir evde sessiz sakin oturan bir kadının ürkütücülüğü, karanlık ortamlarda dolaşırken aniden karşınıza çıkan, hızlı hareket eden ve hatta psikopat görünümlü ve kafasını kaldırıp size gülümseyen deliler… ciddi anlamda sıkıldım bu tarz ögelerden. Rüyasında sarılmak birine ve elinden kaybolması, yeter!

Bu filmi Leonardo DiCaprio için izledim ve tüm bu klişelere rağmen son andaki sonucu izleyiciye bırakan ve şaşırtan bir kapanış ile 6 puana yükseldi yoksa filmi izlerken 0 puan vermeyi planlamaktaydım. İnsan psikolojisine derinlemesine bir giriş yapan kapanış için bu film izlenebilir ve sonunda neye inanmak istediğinizi kendiniz seçebilirsiniz. (daha fazla…)

Herkes mi Aldatır?

Salı, Mart 16th, 2010

Herkes mi Aldatır?

Herkes mi Aldatır?‘ gerçekten insanın cevap vermekte zorlandığı, üzerine alındığı, enteresan bir soru. Bu soru üzerine kurulmuş şaşırtıcı bir film ve daha da şaşırtıcı süpriz hediyeler ile karşınızdayız!

Neler kazanabilirsin?

  • 1 Kişiye Gala Davetiyesi
  • 1 Kişiye İmzalı Poster
  • 5 Kişiye Sinema Bileti

Peki, nasıl?

Yapmanız gereken şey oldukça basit. Bu yazıya aşağıdaki sorunun doğru yanıtını yorumluyorsunuz ve çekilişe hak kazanıyorsunuz. İşte sorumuz;

Önemli Not: Adınızı & Soyadınızı ve bulunduğunuz ili kesinlikle belirtmeniz gerekmektedir.
Sitesinde bu yazıya link vererek tanıtım yapan arkadaşlara çekilişte 2 hak verilecektir.
17 Mart 2010, Çarşamba, saat 23.59 ‘da doğru yanıt verenler arasında yapacağımız çekiliş ile sonuçları duyuracağız.


Filmden;

Tek gecelik sevgilim,
Sevgilimin kocası,
Sevgilimin Kocasının sevgilisi,
Sevgili Karım ve
Sevgili Karımın Sevgilisi
Hepimiz aynı otelde karşılaştık
Kabus mu? O bile az kalır…

Sürprizlerle dolu bir durum komedisi olan filmin senaryosu Alper Çağlayan tarafından Metin Zakoğlu’nun aynı adlı oyunundan esinlenilerek kaleme alınmış. Yönetmenliğini Kutsal Damacana’nın yönetmeni Kamil Aydın üstlenmiş. Proje danışmanlığını yine Kutsal Damacana’nın da senaristi olan usta mizah yazarı ve karikatürist Ahmet Yılmaz’ın yaptığı filmin yapımcılığı ise Havva Ünal Production’a ait.

Film tiyatro ve sinemanın başarılı isimlerini bir araya getiriyor. Nisan ayının başında vizyona girecek olan filmde başlıca rolleri Ragıp Savaş, Mine Tugay, Metin Zakoğlu, Fatma Toptaş, Ahmet Kaynak, Lale Cangal, Murat Akkoyunlu, Asuman Dabak, Murat Serezli, Gülden Güney, Emin Sivas, Pınar Çağlar Gençtürk, Bekir Erdem Öz, Fatih Doğan, Erhan Erkaya, Tuğba Karaca ve Mine Soley paylaşıyorlar.

Aldatan ve aldatılanların birbirine karıştığı çok eğlenceli ve üst üste sürprizlerle dolu, soluk soluğa izlenecek bir evlilik komedisi…
Film 2 Nisan 2010 ‘da vizyona girecek

Sonuçlar

“Hakan” karakterini canlandıran sanatçı Ragıp Savaş olacaktı.

Random.org yardımıyla yapılan liste sıralamasıyla kazananları belirledim. Hayırlı olsun ((: Kazanan arkadaşlarla iletişime geçilecek eğer verdikleri mail adreslerinde problem çıkarsa yedek listeye geçilecek.
Ve işte kazananlar ve yedekler;

  1. Erol Güzoğlu GALA
  2. Pınar Balcı POSTER
  3. Bilal ALDEMİR BİLET
  4. Gökhan Onar BİLET
  5. Serkan Cura BİLET
  6. Firdevs Küçükyardımcı BİLET
  7. Aylin Aykut BİLET
  8. Ali Can CANBAY
  9. Burak Çalık
  10. Faruk Yalçıner
  11. Ahmet Dursun
  12. Donjuan Yasin
  13. Fatih Kumrulu
  14. Erkan Yaşar
  15. GÖKHAN GÜLLÜ
  16. Deniz ÇAĞLAŞ
  17. Orçun Taşar
  18. Mert Bulan
  19. Fatih Kumrulu
  20. Ayberk Duman
  21. Sabrican Zaim
  22. Ümit Yıldız
  23. Deniz ÇAĞLAŞ
  24. Mustafa Ates
  25. Yener Özçelik
  26. Tugay Karagöz
  27. Kemal Ozan Lüle
  28. Cannur Daşkıran

Özel Not: Lotus Medya ‘nın yeni ürünü olan Speciad ‘ın açılış kampanyasını yapmaktan gurur duymaktayım, saygı ve sevgilerimle.
(daha fazla…)