Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

Ejder Kapanı

Cumartesi, Ocak 23rd, 2010

Puan: 5/10 | Arkadaşımın zoruyla gittiğim filmde Türk filmi için bir ışık gördüm diyebilirim. Artık daha bütçeli, daha akıllıca filmler yapmaya başladılar. Her ne kadar Ejder ‘in nereden geldiğini filmde anlatsa da son anda yaşanan bazı sahneler bu soruyu tekrar gündeme getiriyor. Senaryo oyununu ayarlarken bazı ayrıntıları gözden kaçırmış olsa da cesurca bir film olarak nitelendiriyorum. Filmdeki Emniyet Müdürü ‘ne inanılmaz gıcık oldum. Eğer izlerseniz siz de gıcık olacaksınız. Ayrıca bir çok sahnede küfürlü konuşmalar var, tamam kabul gerçekci olsun diye yapmışlar fakat emniyet müdürünün bayan bir stajyer teğmenin yanında küfür etmesini pek gerçekci kabul edemem. Filmdeki bazı şeyleri görünce kültürüme uyduramadım, bir çok sahne başka kültüre ait. (daha fazla…)

Sherlock Holmes

Pazartesi, Ocak 18th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Sherlock Holmes | Karakteri bilmeyenimiz yoktur heralde. O yüzden romandan bahsetmeyerek filme geçiyorum. Film hakkında söylenecek çok şey var fakat iki kelimeyle şunları söyleyebilirim; zekice ve şaşırtıcı. Zekice çünkü olayların başındaki gelecek önizlemesi ve sahneler olağanüstü, şaşırtıcı çünkü olayların sonundaki bağlantıları kuran durum tahlilleri harkulade. Filmi yarın tekrar izleyeceğim. Aksiyon seven, macerapesert ve espiritüel kişiliklere önerimdir. (daha fazla…)

Where the Wild Things Are

Perşembe, Ocak 7th, 2010

Puan: 8/10 | Türkçe: Arkadaşım Canavar | Where The Wild Things Are … Metallica’dan bi anımsama oluşturdu hemen. Aynı zamanda küçük Max’in de rüyası işte. Film Max’in duygusal bir rüyasını konu alıyor, size hayal gücünüzün sınırlarında yeni bir evren açıyor. Yıldızlar geçidi gibi bir film ayrıca. Oyuncu kadrosuna da bir göz atmanızı öneririm. Maurice Sendak yazıp resme döktüğü bu hikayeyi izlemeden önce o güzelim kitabında göz gezdirmişseniz alacağınız zevk katlanacaktır. Bu film hakkında en güzel yorumu madeintaiwan yapmış. ” Çocuk filmi değil, bir zamanlar çocuk olanların filmi!” (daha fazla…)

Dabbe 2

Perşembe, Ocak 7th, 2010

Puan: 1/10 | 388@0 . Hop aynadan bak hop Dabbe yazdık, ne kadar da zekice. Hasan Karacadağ kadar megoloman bir şahış daha tanımadım. Az daha aynı TV kanalları gibi köşede sürekli adını yazdıracakmış. O kadar çok adı geçiyor ki tamam lan sen s*çmışsın filmin içine, anladık. Ne diye sıvazlıyorsun demeden duramadım. Bu nasıl rezilliktir! Beş kişinin durmadan bağırması, onlarla dalga geçen ne olduğu belirsiz bir dumanın oyunlarıyla başbaşa kalmalarını anlatıyor. Hoolywood’dan 3-5 efekt öğrendik, biraz sakal yapalım diye karşımıza çıkmış bir film işte.

Not: Filme sevgilisini almış, karanlık bir ortam olsun diye gelmiş benim dışımdaki diğer tüm arkadaşlar. Durmadan bağırıyorlar, o yüzden yan salondaki yerler dolmadan biletinizi değiştirin. Yani bayan korkar, sarılır gibi bir umudun varsa emin ol korkacak bir şey bulamayacak. Hatta beni bu filme mi getirdin diye ayrılma ihtimaliniz de var yani.

Not 2: Afişte ‘korkunç’ yerine ‘korkun’ yazmışım. Şimdi bu gereksiz film için photoshopu açıp da onu değiştirmeye üşeniyorum. Ama sizi de anlıyorum. Bu gereksiz filmle ilgili yazıda en fazla çekecek nokta bu nokta işte. ((:

L.A. Confidential

Pazar, Ocak 3rd, 2010

Puan: 4/10 | Türkçe: Los Angeles Sırları | Bu filmde hoşuma gitmeyen bir şeyler var. Yani hadi film yapalım diye çıkmaz bir film ortaya. Tamam son saniyedeki bakışa kadar her şeyin bir anlamı var filmde ama ben filmin başından beri cilalı suratların, Hoolywood starlarının efil efil dolaştığı sahnelere alışamadım. Eski zamanlarda polisiye nasıl işlemezmiş öğrenmek isterseniz izleyebilirsiniz. Filmde en sevdiğim sahne ‘Burası Melekler Şehri, fakat senin kanatların yok!’ sözünün söylediği sahne, bunu eklemeden edemezdim. (daha fazla…)

Yahşi Batı

Pazar, Ocak 3rd, 2010

Puan: 7/10 | Öncelikle şunu belirteyim filmin fragmanını bile izlemeye gerek duymadan sırf Cem Yılmaz yaptı diye ben herangi bir filme giderim. Ve yine pişman olmadım. Filmin her anı espiriyle dolu değildi tabiki, durgun anlar da oldu. Hatta Türkler ve deve muhabbetine biraz fransız da kaldım ama genel anlamda ele alınca gerek efektler olarak (dvd’de alt yazı kapatıp, sesi Türkçe yapması özellikle) gerçekten beğenimi kazandı. Kaliteli bir Türk kültürü komedisi işte budur. Yadırgadığım Türk kültürü olmayan ama araya sokuşturulan birkaç şeyin nedeniyle puan kaybetseler de bunları da spoiler olmasın diye kendime saklayayım. (daha fazla…)