Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

Back to the Future

Pazar, Ekim 18th, 2009

Back to the Future

Puan: 8/10 | Türkçe: Geleceğe Dönüş | Çok eskiden izlediğim filmi düşününce önemli sahneleri hariç gözümün önüne getiremediğimi farkettim. Böyle bir klasiği unutmuşken tekrar zevk almanın ne mahsuru vardı ki! Tekrar izledim ve ilk izlediğimden daha çok zevk aldım. İnsan büyüdükçe doğal sınırlar daha da etrafını sarıyor, böyle bir hayal gücü küçükken daha mümkün gözüktüğünden olaydaki inanılmaz kurguyu gözden kaçırmışım. Filmdeki sahnelerin sürekli geçmiş & gelecek bağlantısında ilerlemesinin yanı sıra kullanılmayacak metaryallerin de hiçbir sahnede yer almaması gerçekten çok etkileyici. Mükemmel bir fikir mühendisliği sonucu oluştuğu aşikar. Hemen seriye devam edeceğim. Wuhu! (daha fazla…)

Toy Story II

Cuma, Ekim 16th, 2009

Toy Story

Puan: 8/10 | Türkçe: Oyuncak Hikayesi 2 | Kimi zaman oyuncakları kendime daha yakın hissediyorum. Belki iyi bir dinleyici olduklarından ya da sürekli gülümsediklerinden. İşte bu film de duygularımı tazelememe yardımcı oldu. İçimdeki çocukluk duygusunun fışkırdığını hissediyorum. Hani şu askercilik oynadığım günler, at çiftliğimin olduğu ne bileyim daha neler neler. Heyhat diyecek kadar yaşlanmadım, belki de kendimi genç hissetmek için bunu söylüyorum ama şimdi oyuncaklarla oynamak bu kadar cazip gelmiyor. Fakat onları çöpe atmıyorum da. Önemli olan nokta şu ki bir zamanlar oyuncaklarla oynadığımı asla unutmamalıyım, hatırası güzel artık. Filmden bahsedelim biraz da, öncelikle daha fazla zevk almak için oyuncaklarla oyun oynamış, Toy Story I’i ,çizgi filmleri ve Star Wars’ı izlemiş olmanız önemle gerekmektedir. Ardından şölen sizi bekliyor. (daha fazla…)

Toy Story

Çarşamba, Ekim 14th, 2009

Toy Story

Puan: 8/10 | Türkçe: Oyuncak Hikayesi | Şu sıralar ortalıkta ‘Toy Story 3 geliyor!’ diye bağırıyorlar. Biraz cahil kalmışım, duymamışım şimdiye dek Toy Story serisini. Merak ettim ve hemen izledim. Gerçekten çok eğlenceli. Oyuncakların konuştuklarını, siz gelince rol yaptıklarını bir düşünsenize! Ve aralarındaki kıskançlıkları, cesareti, sevgiyi ((: Ne kadar şirin. Özellikle oyuncağın sarhoş hali kısmında kahkahalar attım! (daha fazla…)

Sen to Chihiro no kamikakushi / Spirited Away

Salı, Ekim 13th, 2009

Chihiro

Puan: 6/10 | Türkçe: Ruhların Kaçışı | Japon filmlerine oldum olası bayılmışımdır. Çinli de olabilir, farkları ayırt edemiyorum. Gerçekten karakterleri o kadar tatlı ve içten ki. Bu animasyonda da şirin mi şirin bir kız çocuğunun öyküsünü izledim. Film kimi zaman hareketlense de kimi zaman öyle ferahlattı ki yatağımda kendimi nahoş nahoş sırıtırken yakaladım. Enteresan bakış açıları var, örneğin sokak lambasının karşılamaya gelmesi ve japonlara özgü selamlama vermesi, tanrıların banyosu gibi. Çok enteresan ve şirin şeyler çıkıyor ortaya. Ayrıca ailenin önemi, görgü kuralları ve aşk da işin içersinde. Benim en beğendiğim özelliği Chihiro’nun yüzündeki kaygı dolu şaşkın ve korkmuş bakış. Ciddi anlamda çok orijinal. Yüzsüz diye bi karakter, garip bir şekilde şefkat gösteresim geldi ona. ((: Gevezeliğe başladım, siz filmi zevk almak için izleyin ve sonra bu yorumu tekrar okuyun. Ne demek istediğimi anlayacaksınız. Spoiler: Filmin sonunda paraşütçülerin seveceği nefes kesici bir skydrive var, ayrıca copyright bilgileri geçerken arka plandanki müzik de çok güzel. (daha fazla…)

The Oxford Murders

Pazartesi, Ekim 12th, 2009

The Oxford Murders

Puan: 5/10 | Türkçe: Da Vinci Şifresi | Filmi genel anlamda bir saçmalık olarak açıklayabilirim. Temal matematik gerçeklerini ardarda yineleyerek sanki gizemli bir şeyler anlatıyormuş gibi yaparak cinayetlere üst bir bakış açısı sağlamayı hedefliyor. Belki birkaç kişide işe yaramıştır ama edindiğim bilgiler ve okuduğum kitaplarla felsefi olarak yüzyıllarca öncenin doğrularını şimdi keşfedilmiş gibi yapan, Oxford’daki herkesi bir manyak gibi tanıtan absürd bir film. Beğendiğim yanı Oxford’u görmemi sağladı ve filmin kapanış cümlesi ile kurdukları bağ biraz da olsa hoşuma gitti. Şöyle biraz bilimsel gibi aksiyon olsun, yanımda izleyeni etkileyeyim, semantik ya da sintatik goemetri, matematik gibi kelimelerin filmle bağı olmasa da artistik için ‘hıhı evet, çok iyi’ falan diyeyim diyorsanız bingo! (daha fazla…)

The Da Vinci Code

Pazartesi, Ekim 12th, 2009

The Da Vinci Code

Puan: 7/10 | Türkçe: Da Vinci Şifresi | Bilimsel altyapılı filmler gerçekten de hayal gücünü zorlayabiliyor. Mabet ve Loca, Hristiyanlık’ın temelini sarsabilecek gerçekler ve 3 saat süren nefes kesici bir macera. Tapınak Şövalyeleri oldukça ilgimi çekmiştir, tabi herkes gibi benim de tarihe, maceralara, efsanelere karşı duyulamaz sevgi besliyorum. Bu film de her saniyesinde yeni bir sırrı deşifre ederek bu sevgimi yeniledi. İzlemenizi öneriyorum. Ayrıca izleyenlere soruyorum; filmini izledim, Dan Brown’un yazdığı filmin kaynak kitabını okusam zevk alır mıyım halen? (Spoiler: Hatırladığım kadarıyla Dr. Robert Langdon vuruluyordu ama bunu filmde unutmuşlar sonradan.) (daha fazla…)

Charlie and the Chocolate Factory

Pazar, Ekim 11th, 2009

Charlie and the Chocolate Factory

Puan: 6/10 | Türkçe: Charlie’nin Çikolata Fabrikası | Willy Wonka adında yemediğim ama mükemmel bir lezzeti olduğuna inandığım bir çikolatının fabrikasını ziyaret eden masumade bir çocuğun öyküsü bu, hem sadece onun değil, yıllar önce ailesinden ayrılmış çikolata dehası, Charlie ‘nin de öyküsü ve tabi onlara eşlik eden ve hadleri bildirilecek olan diğer şımarık, ukela dört çocuğun da hikayesi. Filmde Charlie ‘nin Michael Jackson gibi tarz bir kişilik olması ve Johnny Depp’in oynaması gerçekten tam yerinde olmuş. Ayrıca Helena Bonham Carter ‘ı da görmek benim için haz meselesi. Gel gelelim Oompa Loompa rolünü oynayan Deep Roy bence iğrenç bir kişilik. Filmde çikolata övülüyor mu yoksa çikolata ve tüm şekerlemelerin zararlı olduğunu mu söylüyor bilemiyorum. Zarif bir denge kurulduğu şüphesiz. Ayrıca aile kavramı, iyi-kötü kavramları da üstüne basa basa vurgulanmış. Aşırı çocukca olduğunu da ekleyelim, çok şey beklemeden izlemelisiniz ama çevrenizdeki küçükler büyük ilgi ile izleyeceklerdir. (daha fazla…)

New York Taxi

Pazar, Ekim 11th, 2009

Taxi

Puan: 5/10 | Türkçe: Taksi | Absürd komedi olan bu filmi işin aslı pek beğenmedim. Genel anlamda sonu belli olan ve basit espirilerle güldürmeyi amaçlayan bir tarzı var. Ayrıca Taxi ile ilgili izlediğim ilk film olmadığından Taxi’nin özellikleri beni pek sarmadı. Başrol oyuncularından bayan Taxi şöförü ayıptır söylemesi kıçını kaldıramaycak bir kişilikmiş gibi geldi sürekli. Yani filmin açılışındaki manyak bisikletli ile karakteri bir türlü oturtturamadım. Ama güzel şeyler de vardı. Mesela açılışındaki manyak bisikletli ve kapanıştaki manyak sahneler! Tavsiyem şu ki filmi açın; ilk 5dk’yı ve son 10′dkyı izleyin. Ayrıca sakın ola filmin sonundaki çıkarılmış sahneleri izlemeyi unutmayın. En çok orada eğlendim de! (daha fazla…)

District 9

Cumartesi, Ekim 10th, 2009

District 9

Puan: 8/10 | Türkçe: 9. Bölge | Bilim-Kurgu filmleri son zamanlarda pek ilgimi çekmiyordu. Meğerse bunun asıl nedeni uzay gemisinin Amerika’ya inmesiymiş. Bu filmde Güney Afrik’ya inen uzay gemisi, kimi zaman sempatik bulduğum vahşi uzaylılar, duygusal bir bağ ve dolayısıyla farklı bir bakış açısı bulacaksınız. Özellikle silahların etkileri, vicudun parçalanma efekti çok iyi. Başarılı bir film olduğunu düşünüyorum. (daha fazla…)

Lost

Cumartesi, Ekim 10th, 2009

Lost

Puan: 10/10 | Uzun zamandır film izlemediğim gözden kaçmamış ve biraz mail bonbardımanı olmuş. Yaklaşık 2 haftadır hipnotize olmuş bir halde yaptığım tek şey Lost izlemekti. Lost ne mi, dizi. Ama sıradan bir dizi olmadığını söyleyebilirim. Zeka pırıltısı olarak izlediğim neredeyse tüm filmlerden daha iyi ve Türk dizilerinin aksine sahneler o kadar maliyetli ki dizinin her bölümü birkaç filme bedel. Bu kadar övgüyü hakedecek ne var acaba diye düşünüyorsunuzdur umarım. Kısaca özetleyeyim; dizinin 5 sezonunu da iki haftada bitirdim, bu 98 bölüm demek, her bölüm de en az 40dk olduğundan 70 saate yakın ben lost izlemişim, 3 gün. Dile kolay gerçekten. Dizi hakkında her yerde spoiler ,fragman ve download için gerekli bilgiye erişebilirsiniz. Sadece içimden geçenlerin bi’ anlık dışa vurumuydu. Dört gözle 6. sezonu bekliyorum. Siz de Lost’un tadına bakın derim.