Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

Lawrence of Arabia

Salı, Haziran 23rd, 2009

Lawrence of Arabia

Puan: 6/10 | Türkçe: Arabistanlı Lawrence | Arabistan’da bir süvari ordusunu yönetmek veya bir kafilede bulunmak hakkında daha önce bir çok film izlemiştim ama gerçekten bu bambaşka. Çölde sahra görmeyi bile ölmeden önce yapmam gerekenler arasında sayarım. Filmimizin özü Lawrence’ın ne yapacağını mantık belirlese de zamanla duygusuna veya duygusuzluğuna kapılarak garip bir serüven yaşatır. Film Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanları olan Birinci Dünya Savaşı’nda Arabistan’ın Türk hakimiyetinde olduğu deviri anlatıyor. Filmdeki konuşmalar Arapça yerine İngilizce olunca gerçekten savaş nidaları komik bir hal alıyor ve bir çok yerde Türk askerlerinin günümüz Türkçesi’ni konuştuklarını görüyoruz. Osmanlıca değil Türkçe, Arapça değil İngilizce konuşuluyor ve gerçekçilik etkisi azalıyor. Ayrıca İngilizleri içten eleştiren bu filmde Türkler barbar veya korkak hakimler olarak nitelendiriliyor. Bir çok yerde yapılan baskınlarda Türklere karşı esir almak yok talimatını verildiği halde barbar olarak Türkler ilan ediliyor. Bayrağımızı neredeyse her sahnede yerlerde görmek mümkün. Halbuki Arabistan tarihine bakılırsa Arapların en mutlu, varlıklı ve prestijli döneminin biz Türkler zamanında olduğunu gerçeğini görebiliyoruz. Ayrıca İngilizler’in sürekli Araplar’a hakaret ettiği, hatta Araplar’ın kendilerine hakaret ettiği filmin sonu yarıda kalıyor. Daha savaş bitecek ve Arabistan’ı İngilizler işgal edecekler, hatta işgalde kendilerine yardım eden Arap liderin ayak derilerini soyarak lideri çöle bırakacaklar. Konuyu dağıtmayalım; bu filmde beni etkileyen şey Türk’leri düşman olarak izlemiş olmam ve Milliyetçi duygularımı ne kadar kontrol edebiliyor olduğumu görmüş olmamdır. (daha fazla…)

The Third Man

Pazar, Haziran 21st, 2009

The Third Man

Puan: 8/10 | Türkçe: Üçüncü Adam | Bir buçuk saatlik bir film. Filmin ilk bir saati gerçekten geçmek bilmedi. Hani filmin kurgulandığı, alt yapı sahneleriydi bunlar ama o kadar sıkıcı ve gereksiz geldi ki filmi az kalsın kapatıyordum. Kapatmamaın nedeni IMDb top 250′ye girmiş olmasıydı. Filmin bir saati gidip buçuğu kaldığında işte gerçekten güzel bir film başladı. Sanki apayrı bir filme geçiş oldu. Enteresan bir siyah beyaz film, anlamlı da. Film hakkında konuşamıyorum, ne söylesem zevkinizi kırar. Ama genel anlamda şunu eklemek istiyorum. Dostlar birbirlerinin kız arkadaşlarına yan gözle bakmamalı. Ben bunu bilir bunu söylerim. Bana ters. Ama herkese değil. (daha fazla…)

Seven Samurai

Cumartesi, Haziran 20th, 2009

Seven Samurai

Puan: 9/10 | Türkçe: Yedi Samuray | Filmin edinmeden önce Ferhat Emre Gültekin’le afişlerine bakıyorduk ve Ferhat ‘Abi neden afişte altı kişi var?’ dedi. Bu sorunun cevabı yok. Ama ben o an yedinci kişi fotoğrafı çekiyor demiştim. Gerçekten halen bu soru muallakta. Konumuzu dağıtmayalım. Upuzun diyebileceğim bu film (3 buçuk saat) gerçekten izlediğime değdi. Bir grup köylünün eşkiyalardan korunmak için samuray kiralama maceralarını anlatıyor ve zamanla bakış açısı köylülerden samuraylara geçiyor. En masum gördüğünüz köylülerin sakladığı sırlardan tutun da bozulan samuray sistemi, savaşa ve aşka dair bir çok şey var filmde. Duygu yüklü sahneler bolca kullanışmış, ayrıca klasik Japon & Çin sahneleri de var. Ki ben bu sahnelerle kültür farkından doğan garipseme dolayısıyla çok güldüm. Özellikle kız – erkek buluşmalarındaki ses tonlarından, karakterlerin koşarkenki o garip hallerine çok gülünçtü. Fazla uzatmadan şunu da ekleyeyim. Filmdeki en deli karakter zamanla benim gözümdeki en şirin karakter oldu. Adını söylemek isterdim ama işte ya Çince ya Japonca bi adı var, var ama ne ben söyleyebilirim, ne sen hatırlarsın zor işte. Zaten sen izlerken kesin farkedersin. Bu arada yazının bu kadar uzun olması filmin uzunluğuyla ilgili değil. Geç saatte yazıyorum ve kendimi durduramadığımı farkediyorum. Tamam işte bitti. (daha fazla…)

Little Miss Sunshine

Cuma, Haziran 19th, 2009

Little Miss Sunshine

Puan: 8/10 | Türkçe: Küçük Gün Işığım | Son zamanlarda izlediğim en enteresan film diyebilirim. Filmdeki uç karakterler kullanılması gerçekten çok hoşuma gitti. Dwayne karakteri beni en çok etkileyen karakter oldu. Konuyu kısaca belirtirsek bir güzellik yarışması için yapılan serüveni anlatıyor ve bize baskıcı olmadan, gerçeklerle bir takım mesajlar veriyor. Özellikle kazananlar ve kaybedenler diye gruplandırmanın sonuçlarından bahsediyor. Filmde gülmenizi sağlayacak espiritüel bir çok yer var.Küfür içermesi de tam yerinde olmuş. Ayrıca bir çok sahnede sessizliği mükemmel bir şekilde kullanmışlar, kimi zamanda arkadan size eşlik eden müziğin tadını çıkarmanızı sağlıyorlar. Beğendim, böyle bir konu hiç beklemiyordum. Çok sevdim. (daha fazla…)

Eternal Sunshine Of The Spotless Mind

Perşembe, Haziran 18th, 2009

Eternal Sunshine Of The Spotless Mind

Puan: 7/10 | Türkçe: Sil Baştan | Tavsiye üzerine izlediğim son zamanların popüler temalarından birini işliyor. Hafıza! Batı bu konuyu daha farklı işliyor. Türk filmlerinin klasiğidir hafıza kaybı, batıda ise kendi istekleriyle sildirme klasiği var. Hafıza konusunu işleyen Memory ve The Butterfly Effect serisi gibi önemli filmlerin ardından bu filmdeki mükemmel kurgu orijinal olmadığından yeterli beğeniyi sağlayamıyor. İzlerken bu sahneyi bir yerde daha görmüştüm diyorsun. Jim Carrey’i bile oynatmış olsalar ki ben bu adama bitiyorum, bu filmi geç izlemiş olmamdan mı yoksa filmin de klişelerle dolu olduğundan mı bilmem içim ısınamadı. Bir çok kişinin bayılacağı, kimisinin de mükemmel kurguda kafasının karışacağı bu film soundtracklarıyla da güzel vakit geçirmenizi sağlayacaktır. (daha fazla…)

Star Wars: Episode VI

Perşembe, Haziran 18th, 2009

Star Wars: Episode VI

Puan: 9/10 | Türkçe: Yıldız Savaşları Bölüm VI: Jedi’ın Dönüşt | Filmin tam adı Star Wars Episode V: The Empire Strikes Back. Bir çok dizi diyebileceğim kadar uzun film izledim. Ama bu gerçekten farklı, içten! Serimizin sona erdiği bu filmde yineleyerek söylüyorum ki şaşırmaya devam edeceksiniz. İki filmden beri beklediğim bir gerçek etkileyici bir şekilde senaryoya giriş yapacak. Böylelikle kafadaki bir çok soru işareti de sonlanmış olacak. Mükemmel sahneler, etkileyici sözler ile bir serinin sonuna geldik. Ah unutmadan bir de Star Wars: The Clone Wars diye bir şey var. Ona da yakın zamanda gözatmak gerek. Duygusal sahneleriyle, eksik etmediği robot espirileriyle beni gerçekten hoşnut etmeyi başardılar. Sona erdiğine çok ama çok üzülüyorum. (daha fazla…)

Star Wars: Episode V

Salı, Haziran 16th, 2009

Star Wars: Episode V

Puan: 8,5/10 | Türkçe: Yıldız Savaşları Bölüm V: İmparatorun Dönüşüt | Filmin tam adı Star Wars Episode V: The Empire Strikes Back. Serinin şimdiye dek izlediğim en iyi filmi olduğunu düşünüyorum. Tabiki bunu düşünmeme eski filmlerden doğan birkimimin de etkisi var. Usta Yoda’nın afacan halini görünce, R2 ile 3PO isimli robotların iletişimlerindeki şirinlikle gerçekten daha çok zevk almaya başladım. Bu filmde dikkatimi çeken önemli bir nokta var. Serinin diğer bölümlerinde olandan çok daha az söz veriyorlar. Her filmde bilmem kaç defa söz veriyorum dedi kahramanlarımız. Sayamadım bile. Bu filmde biraz daha düzeltilmiş ve şanstan makul düzeyde yararlanılmış. Heyecanla Star Wars’a devam ediyorum. (daha fazla…)

Terminator 4: Salvation

Salı, Haziran 16th, 2009

terminator-salvation

Puan: 4/10 | Türkçe: Terminatör 4: Kurtuluş | Teknolojiyi iyi kullanan, aksiyonun dorukta olduğu bir film ve sinemada izlemek de ayrı bir zevk. İnsanın ilerideki teknoloji hayal ederek kendini korkutması çok ilginç geliyor bana. Terminatör’ün kurgusu gerçekten mükemmel. İzlerken kimi zaman espirili, kimi zaman kaygılı dakikalar geçirmemi sağlayan bu filmi gel gelelim beğenmemek için de bir çok nedenim oldu. Teknoloji’nin hayal güçlerini zayıflattığı aşikar. İllaki robotların insan şeklinde olması ya da o kadar üstün teknolojili robotların karşısındakine doğru yürümesi, karşısındakinin ateş etmesine fırsat tanıması gibi garip olaylar aşılamamış. Teknolojik bir film izliyorsak ne kadar gariptir ki yüksek teknolojiye sahip olan kimse hep aptaldır, karşı taraf ki bu direniş olur, rastlantısal zaferlerle, şans olarak nitelendirebileceğim bir takım şeylerin yardımıyla büyük zaferler kazanır. Neyse konuyu dağıtmayalım, güzel bir film olsa da beni tatmin etmedi. Kendinizi klişe bir filmin yüksek teknolojili haline hazırlayarak izleyin. (daha fazla…)

Star Wars: Episode IV

Pazartesi, Haziran 15th, 2009

Star Wars Episode IV

Puan: 7/10 | Türkçe: Yıldız Savaşları Bölüm IV: Yeni Bir Umut | Filmin tam adı Star Wars Episode IV: A New Hope. Babasının oğlu işte! Star Wars, Jedi’lere olan inancımı kaybettirmemişti. Hani düşününce bu filmin mutlu sonla biteceğini biliyoruz. Ayrıca sinema ritüellerinden olan Ters Ninja kanuna da uyan bu filmin 7 bölüm olması da şaşırtıcı değil. Şaşırtıcı olan kısmı her filmde yeni karakterlerle sizi içine çekmesi ve içtenliğini sunması. Senaryo büyük beyinler tarafından oluşturulmuş ve izleyiciye tahmin etme fırsatı, kendisini mutlu etme fırsatı sunuyor. Son olarak şunu ekleyeyim bu filmi izlerken mutlu sonlardan biraz da sıkıldığımı hissettim. Garip gelebilir ama en azından bir filmin sonunda şunları duymak isterdim. Ve kötülük sonsuza dek evrene hakim oldu! İşte bu! (daha fazla…)

Star Wars: Episode III

Pazar, Haziran 14th, 2009

Star Wars: Episode III

Puan: 8/10 | Türkçe: Yıldız Savaşları Bölüm III: Sith’in İntikamı | Filmin tam adı Star Wars Episode III: Revenge of the Sith. Bu bölümde Star Wars’ın engel tanımadığını, klasik hiç olmadığını öğrendim. Geçen bölümde bir adım uzaklaşırken şimdi iki adım yaklaştım. Daha üçüncü bölümde bu kadar olay oluyorsa ve kayıplar veriliyorsa diğer bölümlerde neler olacak diye düşünmemek elde değil. Sith & Jedi karşılaşmasında kimi zaman hangi tarafı tuttuğunuzu bilemeden izleyebilirsiniz bu filmi. Beni ciddi anlamda heyecanlandıran ve meraklandıran bu filmde aralara sıkıştırdıkları robotsa espirilerle daha da fazla zevk almanız sağlanıyor. Gerçekten bir sonraki bölümü merak ediyorum. Yedi bölüm çok geliyor düşününce! (daha fazla…)