Merhabalar! RSS İmge, RSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur.

Juno

Pazar, Mayıs 31st, 2009

Juno

Puan: 8/10 | Türkçe: Juno | Neredeyse 2 aydır eski filmleri izliyordum. Yani 2000′den öncesi diyeyim. Zamanla ne kadar anlamlı olursa olsun sıkıcı geliyor, işin aslı bu. Biraz da son zamanlarda yapılmış bir film izlemek istedim. Kategoriler arasında dolanırken gençlik kategorisi ilgimi çekti. Biraz da bu kategoride pek film izlememiş olmamdan dolayı insanın içinde bir merak uyanıyor. Benim içerik olarak beklediğim klasik ipin ucunu kaçırmaya meyilli Amerikan hayatı, parti, ilk deneyimleri atlatma hakkında komediye kayan bir filmdi. Ben bunu bekliyordum şimdi yalan yok aramızda. Filmin ilk dakikalarında evet bak yanılmadım diyordum ki film bir değişmeye başladı ki sorma gitsin. Uzun zamandır bir filmi bu kadar sırıtır vaziyette izlememiştim. 16 yaşında bir çift, hamilelik, kürtaj yerine evlatlık vermeyi karar almasını ve gelişen olayları konu ediniyor. Ama ciddi anlamda insanın ayrı ayrı düşündüğü tüm özel durumları bir araya getirerek mükemmel bir şölen oluşturmuşlar. Mükemmel ötesi bir son ile imzalanan film gerçekten önerebileceğim cinsten. (daha fazla…)

Citizen Kane

Cumartesi, Mayıs 30th, 2009

Citizen Kane

Puan: 7/10 | Türkçe: Yurttaş Kane | IMDB.com’da top 250 diye bir bölüm var. Ben listedeki tüm filmleri izlemek istiyorum çünkü siteye gerçekten güveniyorum puanlama konusunda. Arada ufak tefek beğeni çatışması yaşasak da buna kültür farkı diyip geçiyorum. Filmin isminden bir savaş – macera filmi beklerken biyografik nitelikte mükemmel bir film izledim. Açıkcası ilk olarak hayatın mükemmel yönlerini verip sonradan ayrıntıya girmesi ile beklediğim şeyleri gün yüzüne çıkartsa da filmin sonu gerçekten hoşuma gitti. Filmin genel anlamda konusu ölmeden önce bir insanın söylediği son kelimeyi deşifre etmeye çalışan bir grubun edindiği bilgilerdir. Gerçekten de bir insanın ölmeden önce söylediği şeyin anlamı kadar büyük bir gizem olamayacağını düşünürüm. Mükemmel bir mantıkla kurgulanmış filmi izlerken siyah-beyaz’ın tadını çıkarın ve oyuncuların içtenliğini hissedin. Eklemeden edemeyeceğim, eski yabancı filmlerde figüranlara bakarsanız hep robotsal sistematik hızlı hareket içindeler. Bana mı öyle geldi yoksa bu ilginç bir detay mı bilemiyorum. Acaba eski Türk filmleri de böyle midir? Bir tane izleyeyim yakın zamanda. (daha fazla…)

M

Cumartesi, Mayıs 30th, 2009

M

Puan: 4/10 | Filmin adının M olması çok ilginç. Böyle şeyleri severim. K diye de bayıldığım bir dergi var mesela. Filmin ilk ilgimi çeken yanı bu, ikincisi 1931 yılıdır. O yıl, yıldızlar şöleni gibi bir şey film severler için. Frankenstein, Şehir Işıkları, Dracula, Dr. Jekyll ve Mr. Hyde gibi mükemmel yapıtların senesi. Filmimizin konusuna gelelim; Islık, balon, şeker, cinayet! Seri cinayetler işleyen çocuk katili Hans Becker tüm şehirde kaosa sebep olmuştur , ancak polis katile ulaşamamaktadır. Polise karşı, yeraltı suç örgütlerinin katilin peşine düşmesi olayların karışmasına sebep olacaktır. Film beni çok heyecanlandırmasa da çekim tarihindeki teknolojiyi düşündüğümde gerçekten güzel bir film olduğunu anlıyorsunuz. İkinci cd’yi bir hata yüzünden alt yazısız saf Almanca ile izlemek zorunda kalsam da kaçırdığım bir sahne olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca filmin dünyaca ünlü IMDB.com ‘dan 8.6 alması benim için abes bir değer oldu. Oyunculuklarından da biraz dem vurursak içtenlikle oynadıkları aşikar fakat mimikler benim için aşırı geldi. Ufak süprizlerde gözler pörtlüyor, çaktırmadan gözetmenlik yapan insan şahin titremesi yaparak gözlerini iyice keskinleştiriyor ve sâire. Biraz eğlenceli gerçekten. Genel anlamda film beni sarmadı. (daha fazla…)

Coraline

Çarşamba, Mayıs 27th, 2009

Coraline

Puan: 6/10 | Türkçe: Koralin ve Gizli Dünya | Animasyon benim için çok önemlidir. Nasıl yaptıkları hakkında un ufak fikirlerim var ve işlerinin ne kadar zor olduğunu bildiğimden ve birazcık tasarımla ilgili olduğumdan gördüğüm şeyleri taktir edebiliyorum. Uzaktan yakından ilgisi olmayan birisi işte yapmışlar, güzel olmuş diyebilir ama ben renk geçişlerinden, mimiklere her şeyin değerini hissediyorum. Koralin filmine gelirsek ufak bir kız için gereken ses tonlaması ve filmin müziklerinin mükemmel olduğunu söylemek gerek. Ama gel gelelim ki bir animasyon çocuklara hitap ettiği kadar büyüklere de hitap etmeli. Belki bir çocuk bu filmi izleyince beğenecek ama benden geçer not alamadı. Çünkü olayların sonu her filmde bir nevi bellidir ama bu kadar basit, şeffaf, tahmin edilebilir olmamalı. Ben şaşırmak, bittiğinde hayal gücüme katacak bir şeyler değil bir çok şeyler isterim. Filmin konusundan da bahsedersek Koralin’in görünüşte pek eğlenceli olan paralel bir dünya keşfetse de zamanla bu dünyanın o kadar da eğlenli değil hatta kabus dolu olduğunu farketmesini olacakları anlatıyor. Düşünüyorum da o kadar beğenmememin nedeni olaya Pixar’ın el atmaması olabilir mi? Evet, bence olabilir! (daha fazla…)

Apocalypse Now

Çarşamba, Mayıs 27th, 2009

apocalypse-now

Puan: 4/10 | Türkçe: Kıyamet | Dehşet! Bu kelime filmi özetliyor! Benim aklımın almadığı çevirmeler var. Filmin konusu ile alakasız, kimi zaman sadece daha çok izleyici toplayabilmek için çevrilmiş şeyler var. Bu filmin ‘Kıyamet’ başlığı ile alakası olmadığını düşünüyorum. Film Amerikan’ın Vietnam’da yaptıklarını kendi kendine savaştayken sorgulayan bir yüzbaşıdır. Artık çağımız geçmişle yüzleşme çağı! Fakat bunu da başaramıyorlar. Ne zaman kendi geçmişleriyle yüzleşmek zorunda kalsa bu sözde medeniyet ya Fransızlara laf atıyor, ya düşman da vahşiydi diyor. Bu filme 4 puan verebilmemin nedeni kendileriyle bir gün tam olarak yüzleşecekleri zamana bir adım olmasıdır. Evet bu filmin adı ‘Dehşet’ olmalıydı. (daha fazla…)

Das Leben Der Anderen

Pazar, Mayıs 24th, 2009

The Lives of Others

Puan: 6/10 | Türkçe: Başkalarının Hayatı | GDR adıyla bilinen eski Demokratik Almanya Cumhuriyeti (Doğu Almanya) hükümetinin ülkedeki yüzbinlerce insanı fişleyerek düzeni sağlamaya çalışması ve sağlayamamasını konu edilen filmde izlerken bunlar eskide kaldı diyemeyeceğiniz türden. Hayatım boyunca -çok yaşamış gibi konuşuyorum- ne zaman bir konuda adım atsam, ne zaman elime bir kalem alsam, ne zaman yeni bir site açsam sürekli ailem tarafından baskı altında kaldım. Hayatımın büyük bir kısmının onların haberinin olmamasını sağlamak gerçekten zordu. İşte bu filmde biraz da kendime yapılan bu asker çocuğu, memur çocuğu baskının çevresinde daha bir anlamlı izledim. Günümüzde de süregelen bu sansürleri sansürlemek gerektiğine inanıyorum. İnsanlar düşüncelerini özgürce ifade edebilmeli. Ben çok iyimser bakıyor olabilirim ama bu iyimserliğimi gerçekleştirmek adına ciddi bir tavır da takınabilirim. Benim yasaklanacak bir içerik yazacak derdim belki de gücüm, yorum gücüm yok. Ama sansürün ne demek olduğunu idrak edebilecek kabileyetim var. Sansürsüz bir hayat dilerim. (daha fazla…)

Angels And Demons

Cumartesi, Mayıs 23rd, 2009

melekler-ve-seytanlar

Puan: 8/10 | Türkçe: Melekler ve Şeytanlar | Dan Brown yazdığı Melekler ve Şeytanlar romanı film olmuş da karşımıza gelmiş. Arkadaş ekibiyle birlikte sinemada ön yargılarımdan arınarak izlemeye çalıştım. Açıkcası Hristiyanlık’ın propagandasını yaptığı kadar Hristiyanlık’ı geçmişinde yaptığı hatalarla da yüz yüze getirmeden durmuyor. Filmin konusu bilimin üst sınırlarıyla Vatikan’ı tehtit eden kimselerin varlığını berteraf etmek için Papalık’ın daha önce Da Vinci Şifresi ‘ni de çözen Robert Langdon’dan yardım istemesi ve gelişen olayları konu alıyor. Heyecan sürekli hat safada olduğu filmden gibi mantığın ışında bilim ve dinin bir bütün olması gerektiğini anlıyorsunuz. Geçmişi gölgede bırakmadan şaşkınlıkla izleyeceğiniz film Vatikan’nı gezme fırsatı da sunuyor diyebilirim. (daha fazla…)

Merhaba dünya!

Cumartesi, Mayıs 23rd, 2009

RSS İmge, ‘Gayri Muazzam Film Eleştirihanesi’ sloganıyla karşınızda! Merhaba, merhaba ve merhaba dünya!