Merhabalar! RSS İmgeRSS Kitap ve RSS Efsun kardeşi olarak Rıza Selçuk Saydam 'ın izlediği filmler hakkında yıllar sonra da geri dönüp bakabileceği derkenar olması amacıyla kurulmuştur. 

Mission: Impossible Ghost Protocol

Puan: 2/10 | Hıhı evet, öyle olmuştur zaten dedim. Tom bu yapar dedim. Ohoo iyiki de eşini böylesi bir zor durumda bıraktın ve kendini gösterip de ona her şeyi daha da kolaylaştırdın. Ha bu adar dünyayı kurtardığın için de ayrıca teşekkür ederim. Biz burda Türkiye’de çekirdek çitliyorduk sen bilmemkaç metreden arabayı dikey olarak sürerkene. Sonracığıma … hm diyecek bir şey bulamadım. Öpüyorum kaslarından. Bitanesin Fragman izleyin..

Sherlock Holmes: A Game of Shadows

Puan: 7/10 | Türkçe: Sherlock Holmes, Gönge Oyunları | Siz de hissetiniz mi bilmiyorum fakat sanki bu sefer şans ögesinin hakimiyeti vardı filmin her noktasında. Benim tanıdığım Sherlock işini şansa bırakmayan, sevdiklerini her şeyden çok düşünen biri. Bunu filmin sonunda, aa evet o zaten öyle birisi denerek mucizevi olarak gösterilmesi hoşuma gitmiyor.

Sherlock’u tanımayan birisi için gerçekten harkulade bir film olacaktır, fakat biz gözümüzü kapattığımızda hayal ettiğimiz kişiyi aradık bu filmde.

Ayrıca IMAX salonunda film oynadığından IMAX sanmamız ve normal çıkması da büyük bir kazık gibi hissettirdi bize. Oh ne alâ. Fragman izleyin..

Dedemin İnsanları

Puan: 9 / 10 | Çağan Irmak’ı gerçekten anladığımı düşünüyorum. Uzun bir zamandır beni böylesine içeriçine sine çeken bir film olmammıştı. Bir filmde aradığım tüm duyguları, ülkemiz adına düşündüğüm tüm gerçekleri hissettim. Ege’li vatandaşlarımız bu filmin mesajı, söylemek istedikleri hakkında tavırları nasıl, gerçekten yanındalar mı diye çevreme baktığımda hüzünlü bir gülümseme görüyorum. Sanırım bu da birçok kelimeye bedel.
Fragman izleyin..

Ata Demirer Tek Kişilik Dev Kadro 2

Puan: 3 / 10 | Bu yazının üstüne koymak için Google’da görsel arattığımda boyut olarak otomatik büyük seçili arattı. ^^ Bilemiyorum artık! Şaka bir yana tamam, küçükken evcilik oynanırken sen ev oluyor olabilirsin fakat bunlar yetiyor mu sence? Ben zeka pırıltılarını, farklı bakış açılarını seviyorum gülmek için. Ayrıca Cem Yılmaz gibi kardeşinden bahsetmeler, zırt pırt hemen bir şarkı söyleme arayışların (albümün tutsa şarkıcı olacaktın, farkındayız, ama olmuyor işte) falan ne bileyim. Hevesini kırmıyorlar ama gerçekler bunlar.

Fragman izleyin..

Musallat 2: Lanet

Puan: 1 / 10 | Bizim dinimizde olduğu kadar hiçbir dinde korkulacak ögenin bu kadar çok olduğunu sanmıyorum ve yine de başaramıyorlar. Korku ögesinin ani ses efektlerinden çok bilinmezlikle sağlandığının Paranormal Activity ve yüzlercesi gibi örnekleri varken, seyirciyle etkileşim içersinde olacak bir şey yapılmalı. Karakterlerle sınırlı kalınmaması gerek.

Bu satırları yazarken aklıma gnctrkcll’nin film arası yaptığı seyircinin elleriyle perdedeki oyunu yönettiği küçük oyun geldi aklıma. Açıkcası bu teknoloji ile senaryo kimi sahnelerde birleştirilebilir. Korku ögesi sahnede kalmamalı, Çığlık’ın bir zamanlar yarattığı etki gibi eve gittiğinde insanların telefonları açası gelmemeli, aynadan geliyorsa kötülük eve gidince insanlar aynada arkasına bakmaya çekinmeli.

Her şeyden önce kendi kültürümüzdeki duygusallık ile de harmanlanmalı. Düşünsenize filmin sonunda kahramanı kurtarmak seyircinin elinde olsa? İnsanlara böylesine ilginç bir sorumluluk vermek ne kadar doğru olur bilemiyorum fakat vicdani sorumluluk olarak eminim kurtarmak adına birkaç defa sinemaya giden olacaktır.

Neyse bu fikirleri hakeden bir film üzerine sunmak isterdim, bu filmin haddini aştı.
Fragman izleyin..

The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 1

Puan: 3 / 10 | Türkçe İsmi: Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti – Bölüm 1 | Twilight’ın tutturduğu şu pastel renk tonunu oldukça seviyorum, bir sempatim var. Edward’ı da o kadar duyuyoruz kızlardan, Alice Cullen var ayrıca eğlenceli olma ihtimali yüksekti. Ama olmadı. Söyleyecek sözüm yok, sizi kurt arkadaşın 0.001 yaşındaki bir kıza aşık olmasının ne kadar romantik olacağından bahsedeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz bebeğim.

Fragman izleyin..

Immortals

Puan: 6 / 10 | Türkçe İsmi: Ölümsüzler | Uzun zamandır heyecanla beklediğim, hakkındaki tüm haberleri okuduğum, incelediğim nadir bir filmdi. Belki ben beklentimi çok yükselttim, ama sanmıyorum.

Ellerinde Yunan Mitolojisi gibi köklü, hayal gücünü zorlayan bir kaynak varken böylesine kısa ve anlamsız bir filmi izletmek gerçekten yakışmadı. Özeliklle titan kavramını böylesine küçültmeleri ve Zeus’un Titan babası ile olan geçmişi ve tüm bunların anlamı gibi bir çok olayı anlatmadan, titanlar ile tanrılar arasındaki ilişkiyi kurmadan böylesine bir başlangıç çok saçma. Olayın aksiyon ve savaş sahnelerine gelirsek tünel içinde yapılan savaştaki stratejiyi 300 Spartalı ‘yı izleyen herkesi güldürmüş olmalı. Hele ki kahramanımız, aman ne kahraman. Aman tanrılar ne de çok güvendi ve karışmadı işlerine, nasıl da bir kader bu. Neyse sinirlendim bak!

Fragman izleyin..

In Time

Puan: 8 / 10 | Türkçe İsmi: Zamanın Peşinde | Rastlantı eseri, sevdiğim insanların beni ikna etmesiyle ki hiçbirimiz konuyu bilmezken sinemada izledik bu filmi. Gerçekten inanamadım! Bu kadar mükemmel bir konu, bakış açısı…

Günümüz dünyasına, paraya öylesine önemli eleştiriler yapıyor ki film. Her şeyi yeniden düşünmenizi sağlıyor. Neredeyse efsanevi olabilecek bu filmin herangi bir sonuca bağlanmaması, mesajının bir film için yeterli olmasına karşın bence filmin değerinin gişe filminin çok üstünde olduğunu ve yüzyılın en iyi filmleri arasında girebileceğini hesaba katmayarak yeterli bir kapanış yapamamaları 10 puan alamamasına neden oldu.

Hepinizin izlemesini ve dünyayı,yeni düzenini hissettikten sonra kendi dünyasına çekilerek devamını yazmasını istiyorum. Bu film mükemmel olmasa da mükemmel bir dünyaya kapı araladı bizler için.
Fragman izleyin..

Pirates of Silicon Valley

Bu yazımda spoiler yapıyor muyum yapmıyor muyum dikkat etmeyeceğim. Çünkü hem belgesel niteliğinde bir film, hem de spoiler niteliği taşıyacak şeyleri söylediğimde bunları zaten bilmiyor olan bir kişinin bu filmi izlemesi oldukça saçma! Steve Jobs, Bill Gates, Woz…

Silikon Vadisi’nin korsanları demişler ve bir çok açıdan zaten bildiğimiz gerçekler çarpıcı bir şekilde TV’ye yönelik filmleştirilmiş, dolayısıyla filmin çekimi ve filmcilik hakkında da pek konuşmayacağım.

GUI’nin nereden nereye geldiği, sektörün potensiyeli ve anlaşılırlığı üzerine oldukça güzel bir zihin açıcı film. Her zaman dediğim gibi Bill Gates’in satış ve iş konusunda ne kadar önde olduğunu çok açık bir şekilde göreceğiniz bir film bu, ayrıca IBM’e yaptıkları satışın sahnesinin yeniden kurgulanmasında olağanüstü bir çalışma yapılmış. Steve Jobs’un iyi kötü her açıdan ele alınabilmesi günümüz açısından elbette önemli.

Girişimcilikte gözü olan, internet sektörünün yeni nesillerine göre bir film. Haydi biraz gerçekci olalım.
Fragman izleyin..

Mr. Nobody

Puan: 9/10 | Butterfly Effect ile oldukça karşılaştırılan film, aynı konuyu ele alsalar da birbirinden oldukça farklı mesajlar veriyorlar. Gerçekten 21. yy’ın en etkileyici, vurucu filmlerinden biri olduğunu düşündüğüm film. Açıkcası filmde geçmese de zugzwang kelimesi durumu çok güzel anlatıyor, spoiler olmaması adına anlamını araştırmayı size bırakıyorum.
Filmin zeka açıdan üstünlüğü, sizi çıkmazlara sokması, filmi uzun olsa da bitirdiğinizde aklınızda kalan herkesin eleştirdiği erotik sahneler değil o sahnelerdeki anlamların, sevginin gücünün ve anlam veremediğiniz, sonradan verecek olduğunuz ve enteresan bir sahnedeydi dediğiniz tüm durumların aslında filmin size vermek istediği mesaj olduğunu anlayacaksınız.
Requiem for a Dream, The Jacket ile hiç karşılaştırmayacağım. Elit bir film kültürü olan herkes bu tarz filmlerle ve mesajlarla karşılaşmıştır, karşılaşmış olmalıdır. Fakat her gün izlediğimiz aşk, ayrılık gibi süregelen filmler yanında böylesine bir konunun, bu kadar ustaca işlenilmesi taktire değer olduğunu düşünüyorum ve bu konuda kopyacılığın önüne geçip bir katma değer sağlamaları da oldukça sevindirici.
Kısaca yunan mitleri, metafizik, kuantum, paradokslar… hadi daha fazla burda durmayın, izleyin.
Fragman izleyin..